Beyoğlu’nun Ortasında Tarihi Karadeniz Pidecisi
Yaklaşık 32 yıl önce, babalarının onlara bıraktığı lezzet mirasını yaşatan ve bu tadı bizlerle paylaşan Tarihi Karadeniz Pide Salonu… Bir gelenek ve damak tadı en iyi ne şekilde nasıl sunulur, daima bunun uğraşını vermişler. 7 Masayla çıkılan bu yolculuk kendi kültür atlaslarının içinde yoğurularak bugünün değişmez lezzetleri arasına yerleşmiş. Karadeniz Pide Salonu, Doğu Karadeniz Mutfağının mevcut teknolojiyle birleştirilerek geçmişten günümüze uzanan güzel ve leziz bir yansıması…
“Biz bir aile işletmesiyiz”
Karadeniz Pide Salonu’nun esas kurucuları Kemal ve Nevzat Kızılkaya. Günümüzde ise bu lezzet durağını, onların oğulları olan Mecit, Haşim, Ahmet ve Özkan Kızılkaya işletiyorlar. Anlayacağınız tam bir aile işletmesinin bizlere sunduğu lezzet. Haşim Bey, Rize Çayeli Büyükköy’de dünyaya gelmiş. Memleket sevdalısı olan Haşim Bey, Rizeli olmaktan gurur duymakta. Babası ve eniştesinin onlara bırakmış olduğu gelenek ve görenek ışığında bu lezzet mirasını yaşatmak ve bu eşsiz damak tadını herkese sunmak amacıyla 1979 yılından bu yana Beyoğlu’nda Karadeniz Pide Salonu’nu işletiyorlar.
Karadeniz Pide Salonu’na yaptığımız ziyarette Haşim Bey, bizi kendisi karşılıyor. Kısa bir tanışma faslının ardından mekânı bize bizzat kendisi gezdiren Haşim Bey’in sıcak ve samimi tavırları dikkatlerimizden kaçmıyor. Yaptığımız mini gezinin sonrasında bize sunulan mönüde seçimimizi yapıp Haşim Bey’le daha çok sohbet havasında olan röportajımıza başlıyoruz.
Fotoğrafı büyük boyutta açKaradeniz Pide Salonu, Doğu Karadeniz Mutfağının mevcut teknolojiyle birleştirilerek geçmişten günümüze uzanan güzel ve leziz bir yansıması…
“Babalarımızın bizlere bıraktığı lezzet mirası…”
Ben bir Rize Çayelili olarak; gelenek, görenek ve kültürüne en iyi şekilde sahip çıkmaya çalışan birisiyim. Dedelerimiz bizleri bu ananelere göre yetiştirdi. Kültür, toplumları adeta geçmişten günümüze bağlayan eşsiz bir yaşam felsefesidir.
Fotoğrafı büyük boyutta açBiz tüm ürünlerimizi doğal olarak kendi yöremizden temin etmekteyiz. Peynirimizden kaşarımıza, kavurmamızdan, fasulyemize kadar hepsi bizim toprağımızın tazeliği ve kokusuna sahip tabii buna sevgi ve emeğimizi de katınca ortaya bu lezzet çıkıyor.
İnsan ruhunun ritmidir. Babam ve eniştem bu ritmi korumak ve en iyi şekilde yaşatmak adına Karadeniz Pide Salonu’nu açtılar. Onlar, Rize geleneklerinde kendi lezzet atlaslarını oluşturmuşlar. Bizlere düşen asli görev ise bu lezzet mirasını en iyi şekilde tüm Türk Halkı’na sunmaktır.
Fotoğrafı büyük boyutta açNasıl bir kuruluş hikâyeniz var?
Öncelikle belirtmekte fayda var ki; burası bir ekip çalışmasının ürünüdür. Bir aile sentezi, dayanışması içinde var olduğumuzu söylemek isterim. 1979 yılında eniştem ve babam öncülüğünde bu lezzeti İstanbul’la paylaştık. Beyoğlu’nda 7 masalık tarihi taş binanın zemin katında hayallerimizi gerçekleştirmeye başladık. Zamanla verdiğimiz hizmetin kalite ve başarısından ötürü tutularak hızla geliştik.
O zamanlar bu kadar pideci var mıydı piyasada?
Biz kurulduğumuz zaman İstanbul’un Avrupa yakasında sadece 4 pide lokantası vardı. Zamanla bu sektöre birçok giren arkadaşlarımız oldu ancak en eskilerden kalan sadece biziz. Diğer arkadaşlarımızın tamamı bizden sonra sektöre giriş yaptı.
Çeyrek asrı geçen bu istikrarı neye bağlıyorsunuz?
Biz tüm çalışanlarımızla Rize’mizin bizlere sunduğu güzellikleri tamamen katıksız bir şekilde misafirlerimize sunmaya çalışıyoruz. Geride bıraktığımız 32 yıllık süreçte daima kalite, hijyen ve iyi hizmet değişmez özelliklerimiz arasında yer aldı. Bunların müşteri memnuniyeti açısından önem arz ettiğini düşünüyorum. Tabi ki bu da istikrarın en önemli parçası.
Fotoğrafı büyük boyutta açİstikrar derken, bu lezzeti nasıl aynı şekilde koruyabiliyorsunuz?
Burada sır yöresellikte saklıdır. Eğer siz işinizi sevip ona gereken gerçek değeri verirseniz bu lezzeti koruyabilirsiniz. Biz tüm ürünlerimizi doğal olarak kendi yöremizden temin etmekteyiz. Peynirimizden kaşarımıza, kavurmamızdan, fasulyemize kadar hepsi bizim toprağımızın tazeliği ve kokusuna sahip tabii buna sevgi ve emeğimizi de katınca ortaya bu lezzet çıkıyor. Şüphesiz, bu lezzeti meydana getiren önemli etkenlerin bir başkası da tarihi kara fırın odun ateşi, lezzete ayrı bir lezzet katıyor. Kalite işletmemiz açısından çok önemlidir. Ucuz ya da sağlık açısından sakıncalı malzemenin kullanımı söz konusu değildir. Daima hijyen, kalite bizim için en önemli değişmezlerdir.
güvenli şartlarda gıda tüketmesini ve işletmelerin hijyen kalitesini arttırmayı amaçladığı için böyle bir proje oluşturdu. Bizde bu uygulamanın en büyük destekçilerinden biri olduk. Öncelik ticari kar değil halkın temiz sağlıklı ürünler tüketmesidir ve bunun takipçilerinden biri olarak mutfağımız Beyoğlu Belediyesi’nce denetlemiş ve bu onurlu belgeyi elde etmeye hak kazanmıştır.
“Her kesime 24 saat hizmet sunmaktayız”
Tarihi Karadeniz Pide Salonu olarak halkımızın ekonomik anlamda her kesimine yönelik hizmet sunmaktayız. Biz müşteriden çok misafir anlayışına sahip bir işletmeyiz. 24 saat boyunca açık olup misafirlerimizi en içten şekilde ağırlama çabasındayız. Aile salonumuz var. Bahçemiz mevcut. Alkol işletmemizde yer almamaktadır. Bir öğrencide, taksicide, iş adamı da lokantamızda yemek yiyebilir. Fiyatlarımız oldukça uygun ancak unutulmamalıdır ki bu kaliteyi korumak için belirli bir fiyat aralığında kalmak durumundayız.
Fotoğrafı büyük boyutta aç“Beyaz Zambak Sertifikamız da var”
Beyoğlu Belediyesi, halkın daha temiz ve
“Sadece pide değil diğer yöresel lezzetlerde var, mesela sütlaç…”
Adımız Karadeniz Pide Salonu; ancak pide dışında farklı yöresel lezzetleri de barındırıyoruz. Bunların en başta geleni sütlaç; kendi mandıramızda elde ettiğimiz sütten yapıyoruz. Yöresel anlamda fındıklı, incirli ve atom diye tabir ettiğimiz sütlaç çeşitlerimiz mevcut, her biri ayrı bir tat. Bunun dışında bir esnaf lokantası olarak sıcak ev yemeklerimiz de ürünlerimiz arasında…
“Kimin ne yaptığı değil esas olan benim ne yaptığım”
Bir işletmeci olarak geride bıraktığımız bu uzun süre içinde sürekli sahip çıktığım bir felsefe var ki başkalarının ne yaptıklarını değil esas olan önemli şey sizin ne yaptığınızdır. Hedefleriniz doğrultusunda yol alırken en önemli ilke işinizi sevip ona gereken önemi vermenizdir. Eğer bu çerçevede hareket ederseniz daima başarı kalıcı olacaktır.
Fotoğrafı büyük boyutta aç“Birçok daimi müşterimiz var, bunlar arasında ünlüler de yer alıyor”
İşletme olarak şükürler olsun ki, müşterilerimiz oldukça vefalılar. Daimi anlamda birçok misafirimiz mevcut tabii bunlar arasında fazla sayıda ünlü de yer alıyor. İsmail Türüt, Cengiz Kurtoğlu,
Coşkun Sabah, Mehmet Aslantuğ vb… En önemli şey bizlerin misafirlerimize daima aynı kalite ve lezzet ile ağırlamamızdır bu felsefe kurumuzun temelini oluşturur.
Son olarak personeliniz ile ilgili bilgi verir misiniz?
Personel kadromuzun %90’nı daimi personeldir. Çoğu arkadaşımız işletmemiz kurulduğundan beri bizlerle çalışmaktadır. En az çalışan personelimizin hizmet süresi 15 yıldır. Emekli olup halen hizmetini bizlere sunan arkadaşlarımız mevcut tabi bu güçlü birliktelik kalıcı lezzetlerin daimi olmasını sağlayan önemli etmenlerden biri.
“Pidenin Özü” Tarihi Karadeniz Pide Salonu’ndan Kısa Kısa Notlar
5 Yıldız: Tarihi Karadeniz pidesi Günümüzde eşine ender rastlanan odun ateşinin ayrı bir lezzet kattığı kavurma ve kaşarın adeta bir lezzet pınarı oluşturduğu karedeniz pidesi bizden 5 yıldız almayı başarıyor.
Atom Sütlaç: Yerel tada değişik bir ekleme yapılarak oluşturulmuş bu muhteşem sütlaç doğal inek sütünün renginden damakta bıraktığı tada kadar tamamen kendini kanıtlıyor. Misafirlerin pide üzerine kesinlikle tatması gereken bir lezzet şöleni adeta. 5 yıldız.
Şüphesiz yerelin lezzeti sevgi ve emekle yoğurularak ulusal damak tadına bu kadar iyi bir sunum yapılabilir. Sıcak ahşap yapısıyla güler yüzlü personeli kalite ürünleriyle İstanbul’da kesinlikle gidilmesi gereken mekânların başında Tarihi Karadeniz Pide Salonu…