Yazı: Rıza KaynakRizeliler Dergisi · Sayı 17 · Mart 2013 · s. 78
T Teknoloji denilince ilk olarak aklımıza hep milenyum çağı ve sonrası gelir. Ama her çağın kendine ait teknolojisi vardır. O teknolojiler de kendi çağının en iyileridir. Mesela eski çağda insanların ameliyatları için kullanılan, taştan yapılan, kesici aletler… Bunların her türlüsü mevcuttu zamanında ve bunlar o zamanın çok ileri teknolojileriydi hiç şüphesiz. Geçen sene ağustos ayında ziyaret ettiğim “The Great Master” (Büyük Ustalar) sergisinde görme fırsatı bulduğum sayısız ve zamanına göre muhteşem icatlara ve teknolojilere tanık oldum. Özellikle o yıllarda, Leonardo da Vinci’nin ameliyat çalışmaları ve bu çalışmalarda kullandığı sağlık ekipmanları görülmeye değerdi. Şimdiki sağlık teknolojilerini gördükçe, en ufak eksikliğin ve tedbirsizliğin ne kadar büyük sonuçlar doğurabileceğini bildikçe, insan şunu düşünüyor doğal olarak; bu aletlerle o zamanlar nasıl operasyon yapılabiliyordu? Şimdilerde ise artık teknolojinin ilerlediğini söylüyoruz ama bunun için bir hedef ve son nokta hiçbir zaman olmamıştır. Kendini sürekli yenileyen ve hiç bir zaman yeterli görülmeyen bir olgudan bahsediyoruz; “teknolojik gelişim”. Çok iyi hatırlıyorum; küçüklüğümüzde ilk bilgisayarıma sahip olduğumda, bilgisayarımın yaptıklarını hayretle izler, şaşkınlığımı gizleyemezdim. “Bundan daha iyisi olamaz herhalde” derdim. Ama şimdi o bilgisayar günümüzde olsa, benim hiç bir işimi görmez, yavaşlığıyla kahrederdi eminim. Onun için teknolojik gelişimin hiç bir zaman bir son noktası olmayacaktır. İnsanoğlu varoldukça, istekleri, arzuları, beklentileri her geçen gün değiştikçe ve arttıkça, teknoloji de hiç şüphesiz insanoğlunun bu istek ve arzularına cevap vermeye devam edecektir. Şimdilerde ise; oturup düşündüğümüzde teknolojik gelişmenin beraberinde getirdiklerinin hayatımızın her alanına etki ettiğini görmek mümkün. Yazının başlığı her ne kadar kendi içinde bir çekişki barındırıyorsa, evet; Teknoloji Sağlıkta! Buna inanmak kolay olmadı belki ama öyle. Geçen eylül ayında katıldığım İnteraktif Pazarlama Kongresi’ne damgasını vuran hiç tartışmasız mobil sağlık teknolojileriydi. Özel bir hastane, Türkiye’de ilk defa uygulayacağı ve sağlık sektörünü yakından ilgilendiren, özel sağlık teknolojilerini tanıttı. Bunun Türkiye’de bir ilk olması oldukça ilgi çekiciydi. Bunu aynı hastane başhekiminin düzenlediği konferanstaki kalabalıktan anlamak mümkündü. Konferanstan sonra hastane standını ziyaret ettiğimde, konferansda hayalimde canlandırdığım herşeyin somut halini görmüştüm. Hemen hepsi mobil olarak kullanılabilen cihazlar vardı standda. Bunun anlamı şuydu bana göre; “Cep telefonu taşıyan herkes, aynı zamanda yanında doktorunu da taşıyacak”. İki başlık halinde toparlamak gerekirse; birincisi, doktorlarımızın 7/24 bizim iletişim ağımız içerisinde olabilmeleri ve gerektiği yerde müdahale edebilmeleri, ikincisi ise kişilerin bazı mobil cihazları kullanarak kendi kendine test uygulayabilmesi ve de bu testleri anında doktoruyla paylaşabilmeleridir.
“Cep telefonu taşıyan herkes, aynı zamanda yanında doktorunu da taşıyacak”.
İlk konuyla ilgili bir anımı daha paylaşabilirim sizinle. Havalimanında tanıştığım bir radyoloji uzmanı doktor ile bu konuda muhabbetimiz olmuştu yıllar önce. Muhabbet sırasında maillerine göz gezdiriyordu. Gelen maillerden bahsedince, oldukça şaşırmıştım. Çünkü çalıştığı özel hastane doktorun kendi hastasıyla ilgili tüm gelişmeleri otomatik olarak kendisine mail gönderiyordu. Çekilen röntgenlerden, yapılan kan testlerine kadar. Doktor da raporları inceledikten sonra gerekli talimatları yine cep telefonu üzerindeki özel uygulama sayesinde verebiliyordu. Şimdi ise durumun daha da gelişmiş durumda olduğunu söylemek mümkün. Çünkü artık insanlar da bireysel olarak bu mobil sağlık sisteminin birer parçası haline geldiler. Yanında taşınabilecek küçüklükte olan bu cihazlar, GSM şirketleri üzerinden kan değerlerinizi, tansiyonunuzu, şekerinizi istediğiniz doktora iletebilmenize olanak sağlıyor. Nerde olursanız olun doktorunuzu her zaman yanınızda hissetmeniz mümkün. Bu cihazların fiyatlarına baktığımız zaman hepimizin iyi bir cep telefonu için ödediğimiz fiyatların altında olduğunu görüyoruz. Bireysel hastaların dışında, acil müdahale ekipleri için de bu inanılmaz bir olanak. Çünkü ambulans ile ulaşılan ve acil müdahale gerektiren bir hastayı hastaneye getirmeden belli başlı tetkiklerin yapılabilmesine olanak sağlanıyor. Böylelikle acil müdahalelerde çok önemli olan zamandan tasaffur sağlanmış olunuyor. Sağlık sektörü bence teknolojiyi en çok kullanması gereken sektörlerden biridir. Bu konuda Türkiye’de bu işe öncülük eden hastaneleri kutlamak gerek. Çünkü insan sağlığı herşeyden daha önemli olduğunu biliyoruz.
Bu içerik Rizeliler Dergisi'nin Sayı 17 · Mart 2013 · s. 78 sayfasında yayımlanmıştır. Metin dergi baskısından aktarılmıştır; özgün sayfa düzeni için sayının PDF'ine bakabilirsiniz.