Rize ve Rizelilerin buluşma platformu · 2011'den beri
Teknoloji

Sosyal Ağa Takılmak!

Sosyal ağa takılmak mı yoksa sosyal ağa takılmak mı? Bakalım hangisi. Konu aşağıdaki başlıklar ekseninde ele alınacak. – Facebook ve Twitter benzeri sitelerin kazandırdıkları ve kaybettirdikleri. – Birilerinin deneği olabilirsiniz. – Arama sonuçlarınız objektif olmaması. – Virüs gibi yayılan (Viral) reklamlar bizi yönlendirmesi. – İstihbaratçılar için home-office keyfi.

– Profilinize sapık ya da terörist gözüyle bakılması.

Birinci soruyla bir sosyal ağda zaman harcamayı, ikinci soruda ise oltaya takılmayı kastettim. Yaşadığımız yüzyılda biz insanların en büyük problemi zamanın su gibi akıp gitmesi, sekiz saat iş, yedi saat uyku, iki-üç saat yemedir, içmedir çeşitli ihtiyaçlardır derken kalan küçük bir zaman diliminde de aile ve eş dost. Bu araya bir yere kitap okumayı sıkıştırabilirsek ne ala.

Böyle yoğun bir hayat yaşarken sosyal bir varlık olmamızdan dolayı arkadaşlarımızla görüşebilmenin en kestirme yolu sosyal ağlar. Sosyal ağlar tam bir nimet bu tip beklentilerimizi karşılaması açısından. Belki de nimet…

Amaç ile aracın iç içe girmesi…

Sevdiklerimle tatlı sohbet, hal hatır sorma, derken bu resme yorum şu tartışmaya cevap. Böylece uzayıp giden süreç. Maksat bilgisayar başında zaman harcamak mı yoksa iş halletmek mi, bunlar gerçekten elzem mi? Arkada bekleyen bir aile varsa oldukça vahim bir durum bu. Örneklendireyim hemen, mesela bir mağzadan telefon alıyorsunuz, kablosuz bağlantı ihtiyacınız mı, eğer değilse bu özellik amaç olur ve israfa girer, ihtiyaçsa araç olur dolayısıyla gerekli. Sosyal ağlarda böyle, işinizi gördükten sonra oyundur, geyiktir derken amacınızı aşıp vakti israf etmeye ve normal hayatınızı ihmale başlarsınız farkına varmadan.

Birilerinin deneği olabilirsiniz…

Meşhur söylemleri bilirsiniz, “1000 kişiye sorduk…”, “yüz kadın denek üzerinde yapılan bir araştırmaya göre…”, ”psikologların bir zümre üzerinde incelemeleri sonucu… ” gibi. Milyonlarca üyesi olan bir sitede, hele birde profil bilgilerinde cinsiyetiniz, yaşınız, ilgi alanlarınız, filmdir, kitaptır derken, zaten denek olarak bir araştırmaya tabi olsanız size verilen formda bu tür bilgileri doldurmanız istenir sizden. Yani yüzlerce denek toplamaktansa, yüzlerce kişinin profil bilgisine sahip olmak daha ucuz ve daha az zahmetli. Bildiğimiz net bir şeyi var, bu bilgiler satılıyor.

Sosyal Ağa Takılmak!Fotoğrafı büyük boyutta aç

Arama sonuçlarınız objektif değil.

Eskiden arama motorlarında karşımıza çıkan sonuçların sırası verinin içeriğine göreydi. Arama kriterlerimize göre en iyi içerik üst sıralarda çıkıyordu, böylece bilgi olarak en iyisine ulaşırken, web site yöneticileri de en iyi içeriği sunmaya çalışıyordu.

Peki neden? Tabi ki ticaret, malum sermaye dünyası. Nasıl oluyor bunlar? Kullandığımız arama motorları mail hesabı hizmeti sunuyorlar bizlere. Buradan kişisel bilgilerimize ulaşıyorlar zaten mail hesabımıza girdiğimizde bilgisayarımızda çerez denen kimliğimizi ve yaptığımız arama bilgilerini tutan dosyalar kalır. Böylece önceden yaptığınız arama verileri sonraki arama sonuçlarını değiştirir.

Mesela yer bilgileriniz şehir veya muhit bilginiz varsa arama motorunda, alışveriş için yaptığınız bir aramada size en yakın mağazalar üst sıralarda olur. Bir bakıma iyi, ama bir şeyi almak kadar seçmekte önemli. Bir diğer mesele, gezindiğiniz sayfalarda bulunan reklamlar bu çerezlerde bulunan verilere göre belirlenir.

Virüs gibi yayılan (Viral) reklamlar bizi yönlendiriyor.

Viral reklam, kişiden kişiye hızlıca yayılan reklamlar demek, hastalık gibi. Bunun örnekleri çokça var. Örnek vermek istemiyorum malum viral, amacına giden yolda araç olmayalım. Paylaştığımız videoların, karikatürlerin birçoğu viral reklam. Viral reklamın yayılımını zaten beğenmemiz sağlıyor. Diğer taraftan bu reklamları yapan şirketler var. Şirket, sosyal ağlarda bulunan topluluklarında ve guruplarında reklam kokusu vermeden ürünleri reklam eder. Beğenen herkes paylaşır ve bir ay içinde milyonlara ulaşır reklam. Bunun için profil bilgilerimiz kullanılır çünkü hedef kitle seçimi önemlidir.

İstihbaratçılar için home-office keyfi.

Filmlerden alışkın olduğumuz kapı önünde bekleyen simitçi ya da köfteci kareleri. Ne zulüm adamlara karda kışta… Neyse ki artık birilerinin hakkında bilgi toplamak için bilgisayar başına oturmak yetiyor. 11 Eylül saldırılarının ardından Amerika Birleşik Devletleri’nde istihbarat birimleri için çok şey değişti, yazımızı alakadar eden kısmı ise bütün maillerin mahkeme kararı olmadan okunabilmesi idi. Buna şimdi birde sosyal ağlar eklenince değmeyin istihbaratçıların keyfine. İşinizden tutun, zevklerinize arkadaşlarınıza, tatillerinizi nerede geçirdiğinize, siyasi görüşlerinize kadar her şey ortada. Tabi bunu sadece onlar yapmıyor, bütün istihbarat birimleri yapıyor. Bildiğiniz gibi bir uygulama çalıştırırken facebookta, “profil bilgilerinizi paylaşmayı kabul ediyor musunuz?” sorusuyla karşılaşıyoruz ve duruma göre kabul ediyoruz. Özelimizi sunmuş oluyoruz böylece.

Profilinize sapık ya da terörist gözüyle bir bakın.

Garip gelebilir size ama inanın bu hizmeti veren siteler var. Hesabınızı bu kişilere açıyorsunuz, adamlar size, hesabınıza o gözle bakarak bir rapor sunuyor. Düşmanınız yoktur umarım, varmış gibi bakarsanız hakkınızda ne tür bilgileri sunduğunuzu anlarsınız. Hele birde sapıklar dadanırsa sormayın gitsin. Paylaştığınız fotoğraflar, videolar ve yazılar. Paranoyakça davranmayalım ama özel hayat, adı üstünde özel.

Bugün sunduğumuz bu bilgiler önemli olmayabilir ama yarın ne olacağı belli olmaz. Şu alıntı cümle amacımı özetler sanırım: “Söz sende kaldığı sürece senin esirindir, ağzından çıktığında sen onun esiri olursun” . Profil bilgilerimiz de böyle. Önemsiz bilgi yoktur. Zaten sapıklar normal değildir, sizin için sıradan fotoğraflar, bilgiler ve benzeri malumatlar bu kişilere çok şey ifade edebilir. Sonuç olarak, sosyal ağlar amaçsız değil, amacı da para kazanmanın yanında sadece insanlığa hizmet değil.

Bu içerik Rizeliler Dergisi'nin Sayı 5 · Mart 2012 · s. 76 sayfasında yayımlanmıştır. Metin dergi baskısından aktarılmıştır; özgün sayfa düzeni için sayının PDF'ine bakabilirsiniz.