Kopuz ailesinin genç üyelerinden Gökhan Kopuz, Kopuzlar Grubu ve Kopuzlar Vakfı içerisinde önemli görevler üstlenen girişimci bir iş adamı. Genç kuşağın yenilikçi temsilcilerinden olan Gökhan Kopuz, sahip olduğu global bakış açısı ve aileden gelen bilgi birikimini birleştirerek ticaret anlamında önemli yollar kat etmiş bir isim. Gençler için iyi bir örnek teşkil eden Gökhan Kopuz ile sohbetimiz sırasında gelecek hakkındaki planlarını öğrendik.
Sohbetimize sizi tanıyarak başlayabilir miyiz?
1989 Kadıköy doğumluyum. İlkokul, ortaokul ve lise eğitimimi İstanbul’da tamamladım. Üniversite eğitimi için yurt dışına gitme fırsatım oldu.
Amerika’da dış ticaret eğitimi aldım. Okurken hem çalıştım hem de sosyal sorumluluk projelerinde görev aldım. Amerikan Müslümanlar Birliği’nde ve diğer Türk derneklerinin çeşitli organizasyonlarında bulundum. Amerika’da geçirdiğim 4 senenin sonunda Türkiye’ye döndüm ve Kopuz Şirketler Grubu bünyesindeki Kopuz Turizm’in başına geçtim.
İş hayatınıza geçmeden önce, Amerika’da eğitim almaya nasıl karar verdiniz, bunu öğrenebilir miyiz?
Amerika’ya gitme fikrim şöyle gelişti. 2004 senesinde bir aylık yaz kampına California’ya gittim. Oraya gittiğim zaman çok etkilendim. Ama gidip bu kadar büyük bir bedel ödeyeceğimi ön göremedim. Birçok sıkıntıyla karşılaştım ama gidip yapamadı döndü denilsin istemedim. Tabi zorlukların yanı sıra global anlamda ufkum açıldı. Gitmeden önce ailemin bir takım çekinceleri vardı. Gidip geri gelmez, oranın koşullarına alışır diye düşünüyorlardı. Burada iyi bir eğitim almış bir çocuk oraya gittiğinde kendini belli ediyor zaten. Amerika çok hoş büyüleyici bir yer ama Türkiye’de kurulu bir düzenim olduğu için orada kalmak istemedim.
Fotoğrafı büyük boyutta açBedel ödemekten bahsettiniz. Sizin ödediğiniz bedel neydi?
Aslında sadece gurbette bulunmak bile bir bedel ödemektir. Herkesten her şeyden uzakta oluyorsunuz. Gurbet hep dillerde şarkılarda anlatılır ama gurbete çıkmadan, sevdiklerinizden, aileden, sevdiklerinizden ayrı kalmayınca anlamıyormuş insan. Ben gurbeti en iyi yaşayanlardan biriyim. Amerika’ya gittiğim dönem, genç bir insanın en çok ilgiye ihtiyaç duyduğu bir dönemdi. İnsan ömrü hayal edilenleri yapabilecek kadar uzun değil. Bu yüzden çok büyük hayaller kurmamak gerektiğini öğrendim. Yaşanan tüm zorluklar insana katma değer olarak dönüyor. 4 sene Amerika’da kalarak Dünya ile ilgili kendi cebimi doldurup döndüm. Globalleşen Dünya’da Türkiye bir şehir gibi. Artık Dünya haritasına baktığınız zaman sadece ülkeleri görmüyorum. Dünyanın hangi bölgesinde hareketlilik var biliyorum. Bunları görüp ve bilerek hareket etmek insana çok farklı bir bakış açısı sağlıyor.
Edindiğiniz tüm tecrübelerle Amerika dönüşü Kopuz Turizm’in başına geçtiniz. Zorlandığınız noktalar oldu mu?
Amerika’dan döndüğüm tarihte aile şirketiyle ilgili olarak farklı bir yapılanmaya gidilecekti. Grup şirketlerinden birinin başında olmam gerekiyordu. Ticari anlamda tecrübem olmamasına rağmen Kopuz Turizm’in başına geçtim. Tabi ilk etapta bir bocalama dönemi yaşadım çünkü benim öğrendiklerimle
“Kopuz Ailesi olarak dernek ve vakıflarımızla ülkeye hizmet ettiğimizi düşünüyoruz.”
Fotoğrafı büyük boyutta açTürkiye’de uygulananlar çok farklıydı. Türkiye’de ticaret farklı yürüyormuş. Bu yüzden Türkiye’de bir ticaret kursuna gittim. Orada aldığım eğitimle birlikte operasyonun nasıl yapılacağının farkına vardım. Yurtdışından alınan bir ürünün ödeme şeklinin nasıl olacağıyla ilgili, teslim alma ve iade koşullarıyla ilgili bir pratiğim yoktu. Eksiklerimi ve devralacağımız Kopuz Turizm’in de eksikliklerini tamamladıktan sonra 20 kişilik bir ekiple Kopuz Turizm’i devraldım. O günden beri firmanın imtiyaz sahipliğini ve Genel Müdürlüğünü yapıyorum.
Kopuz Turizm’de sizle beraber neler değişti?
Firmanın başına geçtiğimde yaptığım ilk iş kurumsal kimlik çalışması oldu. Bu firma benim adımla anılacaksa kurumsal bir yapıda olması gerekir diye düşündüm ve işe oradan başladım. Bununla beraber web sitesi hazırlatarak çağrı merkezi birimini oluşturdum. Ayrıca yaptığımız önemli adımlardan biri de IT (Bilişim Teknolojileri) birimini şirket bünyesine almak oldu. IT birimi ile birlikte imtiyaz sahibi oluğum diğer firmalarımı da tek başlık altında toplayarak Kopuz Hizmet Grubu’nu faaliyete geçirdim. Şu anda Kopuz Hizmet Grubu adı altında dört firmam var. Bunlar; personel ve öğrenci taşımacılığı başta olmak üzere taşımacılık sektöründe faaliyet gösterdiğimiz Kopuz Turizm, filo ve araç kiralama sektöründe faaliyet gösterdiğimiz Kopuz Filo Hizmetleri, taşımacılık sektöründeki bilgi ve tecrübelerimiz ile dergicilik sektöründe faaliyet gösterdiğimiz Taşıma Sektörü Dergisi ve bilişim teknolojileri sektöründe faaliyet gösterdiğimiz Kopuz Bilişim firmalarıdır.
Hem Kopuzlar Vakfı’nda hem de diğer vakıf derneklerinde aktif olarak görev alıyorsunuz. Birazda bu yönünüzden bahseder misiniz?
Ailemizin 1993’te kurduğu Kopuzlar Vakfı’nda Gençlik Kolları Başkanı olarak görev yapmaktayım. Bizim ailede okuma yazma öğretildikten sonra vakıfçılık öğretiliyor. Vakfetmek ruha aşılanıyor. Yardımlaşmak paylaşmak gibi önemli değerler öğretiliyor. Vakfımızın 20. yılındayız. Vakfın başarılı olmasındaki en önemli değerin inanç olduğunu düşünüyorum. Bir iş yaparken paylaşma ruhuyla, samimiyetle iş yapılıyor. Kopuz Ailesi olarak dernek ve vakıflarımızla ülkeye hizmet ettiğimizi düşünüyoruz. Ayrıca Türkiye’de yaklaşık 10 kadar derneğe üyeyim. Bunlardan biri Lonca İstanbul Genç İş Adamları Kulubü’dür. Lonca’da ben ve benim gibi genç iş adamı arkadaşlarımla beraber bazı şeyleri değiştirmek ve farkındalık yaratmaya çalışıyoruz. Bunu yaparken de aileyle dengeleri iyi kurmaya çalışıyoruz. Gençlik demek dinamizm demektir ve ailelerin bunun farkına varıp gençleri desteklemesi önemli.
Gençlerin ticari anlamda başarılı olması için neler yapması lazım?
Bence ailelerin gençlere yol açarak, onları desteklemesi gerekir diye düşünüyorum. Uluslar arası boyutta baktığımız zaman yatırımcılar gençlere güveniyorlar ama bizim geleneksel bakış açımızda böyle değil. Şu anki devir ile eski devir aynı değil. Ailelerdeki birikimi ve gençlerdeki girişimcilik ruhunu birleştirilerek yol alınması lazım. Bu konuda büyüklerin adım atması gerekiyor. Gençleri sosyal sorumluluk projeleri içinde olmaya yönlendirmeliler. Emek vermeden hiçbir şey olmuyor. Başarı tamamen çekilen cefada, harcanan emekte gizli. Başarılı olmanın ilk kuralı her kesimin söylediği gibi çok çalışmaktır. İkinci kriter samimi olmaktır. “Ben nasıl daha iyi hizmet veririm” diye düşünmek lazım. “Karşımdakini nasıl kandırırım” diye düşünmek değil de “nasıl mutlu ederim” diye düşünmek önemlidir. Bir diğer formül ise insana yatırım yapmaktır. Arkanızda insan gücünüz olduğu zaman yani kalifiye eleman olduğu zaman başarı yine geliyor.
Son olarak kişisel hedeflerinizi öğrenebilir miyiz?
İnsan ömrünün aslında çok kısa olduğunun bilincinde olan biri olarak anın tadını çıkartmak, aileme ve sevdiklerime vakit ayırmayı planlıyorum. Bir maddi beklenti içine girmeden, vakıf çalışmalarında ve diğer sosyal sorumluluk projelerinde daha fazla insana faydalı olabilmeyi hedefliyorum. Uzun vadede yapmak istediklerim içinde siyaset yer almasa da dernek ve vakıf başkanlığı konusunda insanlara yön verebileceğim bir platform içinde görüyorum kendimi.