Rizesporlu eski futbolculardan Harun İlik ile Rizespor’un dünü ve bugününü konuştuk. Söyleşimizde İlik özellikle yeşil-mavili takımın kalıcı başarılara imza atabilmesi için alt yapıya önem vermesi gerektiğini vurguladı.
Futbolculuğunuz ve kişiliğinizle, sizin kuşakta iyi izler bırakmış, dönemin tanınan futbolcuları içerisinde yer alıyorsunuz. Okurlarımızın tanıması ve hafızalarını tazelemeleri açısından bize kısaca özgeçmişinizden bahseder misiniz?
1963 yılında Rize’nin Topkaya köyünde dünyaya geldim. İlkokul öğrenimimi burada tamamladım. Ortaokul ve lise öğrenimimi Rize Lisesi’nde bitirdim. Lise öğrenimimden sonra Rizespor’un Derepazarı’nda ki alt yapısına katıldım. Burada genç ve amatör takımda iki yıl oynadım. 1982 yılında profesyonel takıma yükseldim. Sekiz yıl bir fiil profesyonel takımda yer aldım. 224 kez Rizespor formasını giyme şerefine eriştim. 1990 yılında Rizespor’dan ayrılarak birkaç kulübün daha formasını giydikten sonra futbol hayatımı noktaladım. 1995 yılında futbolu bıraktım. Sonrasında evlenerek dünya evine girdim. Faal futbol yaşantımı noktaladıktan sonra birkaç antrenörlük tecrübesi yaşadım. Daha sonra ise ticarete atıldım. Halen Rize’de kendi işyerimde ticaretle uğraşıyorum.
Fotoğrafı büyük boyutta açEski futbolcu arkadaşlarınızla görüşüyor musunuz?
Tabii ki birçoğu ile sürekli görüşüyorum. Örneğin milli takımlar teknik direktörü Abdullah Avcı ile iki yıl aynı odayı paylaştık, kardeş gibiydik. İyi bir dostluğumuz vardı. Halen de görüşüyoruz zaman zaman.
Hakan Tecimer yine milli takım hocası onunla da fırsat buldukça görüşüyoruz. Hasan Vezir yine aynı dönemden arkadaşım. Küçük Turgut var o da şuan Orduspor altyapısında görev yapıyor. Görüştüğüm bir başka takım arkadaşım Büyük Turgut. Şuan Trabzonspor’da
Şenol Güneş’in yardımcılığını yapıyor. Ayrıca Mehmet Ali Karaca, Rizespor’da yıllardır görev alan başarılı bir isim ve sürekli görüşüyoruz.
Fotoğrafı büyük boyutta açEski Rizespor ruhundan, o günlerden bahseder misiniz?
sezonunda oynanan bu maçta alınan galibiyetle kümede kalmıştık.
O ruh para ile yakalanamaz. Kendiliğinden imkansızlıklar içerisinde oluşan bir şeydi. Para ile değil yaşayarak ve yaptığımız mesleği severek o günlerde başarılı olduk. Takım içinde arkadaşlıklarımız dostluklarımız günümüze kadar taşındı. Bu o günlerde yaşadığımız imkansızlıkların getirdiği bir duygudan kaynaklanıyor. Toprak sahalarda, yağmur çamurda, aynı renkler için mücadele ettiğim arkadaşlarım, benim ailem gibiydi. Hala o duygularla onları anıyorum. Aslında o günlerdeki başarının bir nedeni de Rizeli oyuncuların takımda çok oluşuydu. Takımda 15 civarında futbolcunun Rizeli olduğunu söyleyebilirim. Bunlardan çoğu da forma şansı bulurdu.
Denizli’nin takımın başına gelmesi elbette ki çok önemli bir olay. Ama bu sezon süper lige çıkmamız için yeterli değil. Gelecek yıllarda bu şehrin bir futbol kenti, spor kenti olması için çabalamalıyız. Günü kurtarmak değil geleceği düşünmek gerekli.
Fotoğrafı büyük boyutta açUnutamadığınız bir maçınız var mı?
Tabii ki var. Aslında birçok maç var ama bir Sakaryaspor maçımız var ki onu unutamam. Kaybedersek kümeye düşeceğimiz bir maçtı. 3-1 mağlup durumdan maçı 4-3’e getirerek önemli bir başarıya imza atmıştık. 1987-1988
Son olarak eklemek istediklerinizi alabilir miyiz?
Son olarak şunu söylemek istiyorum. Liglerde maalesef kaliteli futbol izleyemiyoruz. Bundan dolayı iyi yabancılara sahip takımların daha başarılı olduğunu gözlemliyorum. Avrupa liglerinde ki futbol kalitesini heyecanını kendi ülkemizde yaşamak istiyorum. Bunun için dışarıya verilen paraların bir kısmının bu ülke çocuklarının yetişmesine harcanması konusunda çağrı yapıyorum. İnanın bizim çocuklarımızın Avrupalı futbolculardan eksiği yok ama onları yetiştirmemiz lazım. Başarının sırrı alt yapılarımıza gereken önemi vermemizde yatıyor. Bunun için futbol severlerin, yöneticilerin gerekenleri yapmalarını bekliyoruz. Ayrıca buradan Rizeliler dergisine yayın hayatında başarılar diliyor okurlarını selamlıyorum.
Rizespor beş yıldır taraftarını üzerek inişli çıkışlı bir grafik sergiliyor. Bunun nedeni sizce nedir?
Rizespor maalesef sağlam bir temel üzerine yıllardır oturtulamıyor. Şuan dışarıdan bakıldığında çok güzel bir stadı ve tesisi olan bir kulüp ama başarı sadece profesyonel takıma yapılan yatırımla gelmez. Avrupa’daki takımlara bakıyoruz. Kulüplerinde 6-7 tane çim sahaları var. Altyapılarını güçlendiriyorlar ki, gelecek senelere takımın başarısında kendi ruhunu taşıyan isimlere yer versin. Rizespor’umuzun şu anda altyapısının çalışacağı kendine ait bir sahası maalesef yok. Eğer altyapın olmazsa bu inişli çıkışlı grafik devam eder. Son beş senede süper lige çıkmak için anormal bir istek var ama bunun yanında bir tutarsızlığında olduğunu görüyoruz. Gelen giden teknik adamları ve futbolcuları artık biz de takip edemiyoruz. Bundan dolayı bir türlü istikrar yakalanamıyor. Yine bu sezon başı yeniden bir oluşum oldu ve şuan yeni bir oluşum daha yapılıyor. Mustafa