Çaykur Rizespor’un eski futbolcularından biri olan ve uzun yıllar takımımız için hizmet vermiş Hüseyin Hemşinlioğlu, Rizeli sporseverler tarafından sevilen ve saygı duyulan bir isimdir. Kendisiyle gerçekleştirdiğimiz röportajda, futbol oynadığı dönemde gerçek bir yetenek olarak görülen Hemşinoğlu’na, futbola nasıl başladığını ve Çaykur Rizespor’un şu anki durumu hakkında ne düşündüğünü sorduk.
Hüseyin Bey sizi biraz tanıyabilir miyiz?
1951 Rize doğumluyum. Ticaret orta okulunda okurken sanat okuluyla hazırlık maçı yaptık. Şenol Birol’un da oynadığı rakip takımı o gün mağlup ettik. O gün futbola başlangıç günüm oldu. Futbolcu Hüsnü Kürkçü’nün babası Muharrem Bey, Rizespor’un o zamanki kulüp başkanıydı. Bizi o gün yanına çağırdı ve Yeni Emek Sineması’nın altındaki spor mağazasına giderek hepimize birer tane şort, forma ve ayakkabı alarak Rizespor’da futbol hayatına girmemizi sağladı. 1968 yılında Çayspor, Fener, Güneş ve Rize Gücüspor birleşerek şuan ki Rizespor oldu.
Fotoğrafı büyük boyutta açRizespor’un yeşil rengini çaydan mavi rengini de denizden alarak yeşil-mavi renklerini aldı. Kulüpler birleşince ben Çayelispor’a transfer oldum. İki yıl Çayelispor’da top oynadıktan sonra 1971 yılında askere gittim. Askerdeyken iki yıl Ankara Jandarma Gücü’nde top oynadım. Dönüşte yine Çayelispor’da top oynamaya devam ettim ve Türkiye Amatör Futbol Şampiyonasında 3. olduk. Şampiyona dönüşünde, ağabeylerimizde araya girmesiyle Rizespor ile anlaşma sağladık. 1973 yılından 1985 yılına kadar hep Rizespor’da top oynadım. Büyük takımların istemesine rağmen memleketimden ayrılmak istemedim. Rize’de kaldık ve uzun yıllar Rizespor’da hizmet ettik. 1985 yılında da İstanbul’da Fenerbahçe ile yapılan maçta jübile yaparak futbol yaşantımı noktaladım.
Antrenörlük süreciniz nasıl başladı?
1985-1986 yıllarında Artvinspor’dan teklif geldi. Artvinspor’u çalıştırırken Trabzon’da antrenörlük kurslarına katıldım. İki yıl Artvinspor’u çalıştırdım ve bu arada memuriyetim devam etmekteydi. 1978 yılında Tarım İl Müdürlüğü’nde memur olarak çalışmaya başladım. İki yıl Artvin’de çalıştıktan sonra Samsun’a taşındım. Samsun’da yönetim bu oluşumun arkasında duramadı. Bizde bulunduğumuz görevden ayrılmak zorunda kaldık.
Fotoğrafı büyük boyutta açSon olarak Rizespor’un İstanbul’da çıkan dergisine destek veriyorduk. En çok üzüldüğüm noktalardan birisi de bu derginin yayınının durdurulması oldu.
Şuan ki Rizespor yönetimini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Şuan ki yönetimin gelmiş geçmiş en iyi yönetim olduğunu düşünüyorum. Maddi ve manevi olarak en güçlü yönetim olduğunu söyleyebilirim. Şimdiki yönetimin tabi ki eksik yönleri de mevcut. Hem tesis hem de altyapı olarak Türkiye’nin sayılı kulüplerinden biri haline geldiğini düşünüyorum.
Fotoğrafı büyük boyutta açÇarşambaspor’da hocalık yaptım ve aynı zamanda memuriyetime devam ettim.
Peki İstanbul’a gelişiniz nasıl oldu?
2001 yılında emekli olduktan sonra İstanbul’a yerleştim. O tarihten itibaren bir ilaçlama şirketinde müdür olarak görev yapmaktayım.
Çaykur Rizespor’da önemli görevlerde bulunduğunuzu biliyoruz. Bu konudan da biraz bahseder misiniz?
Çaykur Rizespor’da Ekrem Cengiz başkanlığı sırasında, Hakan Tecimer ve bana izleme komitesinde görev almamız için teklifte bulunuldu. Bizde seve seve kabul ettik. Ekrem Cengiz başkanlığıyla başlayıp Kadir Çakır başkanlığı dönemine kadar devam eden süreçte izleme komitesinde görev yaptık. İzlediğimiz futbolcuları yönetimimize rapor ettik ama rapor ettiğimiz bu futbolculardan hiçbiri alınmadı. En son izlediğimiz futbolcular hocalar tarafından da beğenildi ama hiçbiri maalesef alınmadı. Ben ve Hakan Tecimer, seçilecek olan futbolcuların menajerler tarafından değil de bizim izleyip beğendiğim futbolcular arasından seçilmesini yönetime teklif ettik. Bu sistemin verimli olması durumunda görevimize devam edeceğimizi; olmaması durumda ise, görevimize son verilebileceğini belirttik. Maalesef
Çaykur Rizspor taraftarlarına söylemek istedikleriniz nelerdir?
Taraftarımız, takımımızın bir anda şampiyon olmasını istiyor. Bu şampiyonluk da hemen olacak bir şey değil. Yönetimin de biraz daha Çaykur Rizespor taraftarının sesine kulak vermesi gerektiğini düşünüyorum. Maliyetlerin daha ucuz olacağı düşüncesiyle yabancı futbolcular izleniyor. Oysa Rize’nin altyapısındaki gençlerin değerlendirilmesi daha önemli. Rizespor’un geleceğini gerçekten iyi görüyorum. Bu da beni mutlu ediyor. Bu yıl şampiyonluğu kıl payı kaçırmış olsak da Çaykur Rizespor’un önümüzdeki yıllarda hedeflenen şampiyonluğa ulaşacağına inancım tam. Son maçta yaşanan üzücü olaylar taraftarlarımıza yakışmadı. Bu konuda tüm taraftarlarımızı daha duyarlı olamaya davet ediyorum.