Yazı: Fatih Sultan KarRizeliler Dergisi · Sayı 9 · Temmuz 2012 · s. 46
Rize’nin fotoğrafçılık tarihiyle ilgili elimizde bulunan bilgiler maalesef kısıtlıdır. Kentin kültürel görselleri üzerine daha önce sağlam bir çalışma yapılmadığından bu materyaller tarihin akışı içerisinde yok olup gitmektedir. Rize ile ilgili her türden fotoğrafın derlenmesi ve özellikle eskilerinin yaşlı ve tecrübeli insanların bilgisine başvurularak tam tarihlendirilmesi ve tanımlanması gerekmektedir. Valilik başta olmak üzere şehir merkezindeki resmi dairelerin ve müdürlüklerin arşivlerinde bulunabilecek fotoğraflarla köklü ailelerin mirasçılarında muhafaza edilen malzeme için de bu türden çalışmalar yapılmalıdır. Bu alanda hazırladığım “Evvel Zaman İçinde Rize” isimli kitap bir ön derlemedir. Bu kitabın ikinci cildini de tamamlamak üzereyim. Tarihi binalar, cami ve mescitler, ahşap evler, mezar taşları, taş köprülerle yörenin günlük hayatında ve ev içinde kullanılan eşyalar, giyim kuşam, kaybolmaya yüz tutan meslekler, terk edilen aletler için de aktüel fotoğraflama ve arşivleme çalışmaları yapılmalıdır.
Rize’de ilk fotoğrafı Kakuli kardeşler (Cacouli Freres) çekti
Arşivlerinin bugünlere taşınamaması yüzünden fotoğrafçılarla ilgili bilgileri daha çok yapıtlarından elde edebiliyoruz. 1890 yılında Kakuli kardeşler (Cacouli Freres), Osmanlı döneminin önemli kentlerinin fotoğraflandığı ünlü ‘Abdülhamit Albümü’ için resmen görevlendirilir. Bu görevlendirme esnasında Rize’ye de uğrarlar ve kent içindeki önemli binaları, sokak ve meydanları fotoğraflarlar. (1926 yılında Salon ve İlanat Gazetesi tarafından hazırlanan ‘İktisadi ve Ticari Ordu Rehberi’nde Rizeli esnafların fotoğrafları yer alır. 1920’li yıllarda çekilmiş Rize’ye ait bazı fotoğrafların üzerinde ‘Fotoğrafçı Mehmet Lütfü’ yazılı mühürlerle karşılaşsak da kendisiyle ilgili herhangi bir bilgiye ulaşmamız mümkün olmadı.
Resim 3 Agun, Atatürk ve Kazım Karabekir’in fotoğraflarını çekti
Eğitimci-ressam Niyazi Agun, askerlik dönüşü ‘Rize Fotoğrafhanesi’ adı altında bir fotoğrafçı dükkanı açmış, 1915-19 yılları arasında hizmet vermiştir. 1919 yılında Rize Rüştiye Mektebi’nde resim öğretmeni olarak atanmasına karşın fotoğraf tutkusu hiç bitmemiştir. Bir yandan da gazetecilik yapan Agun, Rize’de yaşanan tarihi anları fotoğraflarıyla günümüze yansıtmıştır. 9 aralık 1922 tarihinde Şark Orduları Kumandanı Kâzım Karabekir’in ve 17-18 Eylül 1924’te Hamidiye zırhlısıyla Rize’yi ziyaret eden ulu önder Mustafa Kemal Atatürk’ün incelemelerini, Rize’nin sporda, sanatta ve eğitimde ilk ciddi oluşumu olan Rize İdman Yurdu’nun faaliyetlerini fotoğraflarıyla günümüze aktarmıştır. Niyazi Agun’un Atatürk’ün Rize ziyareti esnasında çektiği fotoğrafların bir kısmı Rize Kültür Dergisi’nin Kasım- Aralık 1958 tarihli 5. ve 6. sayılarında yayınlanmıştır. Fotoğrafların altında ‘Fotoğraf Niyazi Agun’ ibaresi yer almaktadır.
Rize’de fotoğrafın ismi: Foto Fahri
Rize ve fotoğraf denince akla gelen ilk isim Foto Fahri’dir. Çektiği fotoğraflara Foto Fahri imzasını atan Fahrettin (1904) ve Ali Hamza Oral (1908) kardeşler özellikle 1925- 35 yılları arasında Rize’de bütün etkinlikleri, şehir merkezindeki binaları ve şehrin genel görüntülerini çekmiş, bugünlere taşınmasına vesile olmuştur. Fahrettin ve Ali Hamza Oral, dönemin Rize Sandık Emini Hasan Fehmi Oral’ın çocuklarıdır.
tam karşısında Vilayet Konağı yer Osman adında bir ağabeyleri daha almaktadır. Devletin her yerde aradığı vardır, ancak onun fotoğrafla ilgisi Karacaoğlu Nusret’in fotoğrafının yoktur. Aslen Mollaömeroğlu namıyla tanınmış bir ailenin evlatları olup soyadı vitrine asılması bir başkaldırış olarak nitelendirilir. Tahrir memurları, kanunu ile Oral soyadını almışlardır. Ali Hamza Oral’ı sorgusuz sualsiz Ağabeyleri Osman, kurtuluş savaşında dükanından alarak Pehlivantaşı’na aktif olarak yer almış, Eskişehir’de götürür, orada uzun bir sorguya alırlar. hava pilot okulunda eğitim görmüş, ‘Karacaoğlu Nusret’ i ve fotoğraftaki Çanakkale’de bölük komutanı olarak görev yapmıştır. Fahrettin ve Ali Hamza diğer isimleri nereden tanıyorsun?’ diye sorarlar. O arada Ali Hamza Oral Oral, fotoğrafçılığa başlamadan önce gözünden sakatlanır, babalarıyla birlikte sorgulama sonrası Rize’de ayakkabıcılık sol gözü sağlıklı yaparlar. Fahrettin görmez olur. O Oral askerliğini günün şartlarında Kurtuluş savaşında ulaşımı bir hayli zor önemli rolü bulunan ve uzak olan İzmir’e, Yavuz zırhlısının fotoğrafçısı olarak nedeni fotoğrafçının İstiklal Mahkemesi’ne götürülür. Rize yaptı ve askerliği
Sandık Emini sırasında fotoğrafçılığı olan babası Hasan öğrendi. Askerlik dö- Fehmi Oral ve ‘Kara Vali’ lakabıyla nüşü hükümet meyda-nında, şimdiki bilinen dönemin Trabzon valisinin Kıbrıs Palas ile yenilenen eski girişimleri sonucu bir aylık kısa bir postanenin arasındaki sıra dükkanların tutukluluk halinden sonra mahkemeye birinde ayakkabıcılığa başladı. Bir çıkarılmadan serbest bırakılır. Fahrettin süre sonra çok veresiye vermekten Oral, Rize’de fotoğrafçılığın ardından ve borçları tahsil edememekten işi Karabük Demir Çelik İşletmeleri’nde sonlandırarak dükkanı fotoğrafçıya görev yaptı. Çeşitli kamu kurumlarında dönüştürdüler. Dükkanın içi fazla ışık çalıştıktan sonra ömrünün son yıllarını alsın diye çatıyı camla kaplamaları Ankara’da geçirdi. Selviye isimli o dönemlerde Rizeliler’in hayretine bir kız çocuğunu evlat edindi. Ali mazhar olur. Fotoğrafların altına Foto Hamza Oral, fotoğrafçılığı bıraktıktan Fahri imzasını elle kazırlar. sonra Türkiye’yi gezdi. Birçok meslek değiştirdi. Sonunda devlet
Resim 1
Eşkiyanın fotoğrafını vitrine asınca… memurluğunda karar kıldı. Sürgünler yedi. 1969’da yılında emekli oldu. 1996 İşlerini yoluna koyan ve Rize’de saygın yılında 88 yaşında vefat etti. Üç erkek bir konuma sahip olan Foto Fahri’ye bir bir kız çocuğu vardır. gün Tuzcuoğlu ailesinden biri gelerek Ali Hamza Oral’a: ‘Pazar günü ne yapıyorsun, gel mısırlığa gidelim. Orada Resim 2
Rize’nin en şık beyefendisi: Çiçili
arkadaşlarla piknik yapacağız. Sen
Hasan…
de fotoğraf makineni al gel. Hem hoş 1930 ile 1950 yılları arasında Rize’de iki vakit geçirirsin hem de fotoğraflarımızı fotoğrafçı ön plana çıkıyor. Hasan Saf çekersin’ der. Teklifi kabul eden Ali ve Muammer Saraç. Rize’de bütün aile Hamza Oral, bu işin sonunun ta İzmir İstiklal Mahkemesi’ne kadar uzayacağını fotoğraflarını ‘çiçili’ lakaplı Hasan Saf çekerdi. Bunun nedeni fotoğrafçının nereden bilebilirdi ki… Pazar günü çok şık giyinmesi, dolayısıyla ailelerin mısırlık mevkiine gider. Sonradan güvenini kazanmasıydı. Hasan Saf, içlerinde meşhur eşkıya Karacaoğlu başından fötr şapkasını eksik etmezdi. Nusret’in olduğunu acı bir tecrübeyle Rize eşrafından Memiş ağanın oğluydu. öğreneceği kalabalık piknikçilerle Aslen Sofuzadeler’den olan Hasan Saf, karşılaşır. Orada bulunan herkes Çayeli Yaka köyünden olmakla birlikte silahlı, pusatlıdır. Ali Hamza Oral fotoğraflar çeker. Fotoğrafçılık açısından Rize merkez Eminettin mahallesinde oturmaktaydı. Dükkanının ismi Foto güzel bulduğu bir kareyi büyüterek Hasan’dı. Muammer Saraç, bir yandan dükkanın vitrinine asar. Fotoğraftaki Rize’nin sayılı bakkaliyesi olan babasına kişi, Karacaoğlu Nusret’tir. Dükkanın gezgin- fotoğrafçı Cemal Gülas’ı sayabiliriz. Rize’de merhum Mehmet Avcıdırlar güzel fotoğraflar çekmiştir. Yine bölgede profesyonel çalışmalar yapan Coşkun Kulaksızoğlu, Rize’nin kültür varlıklarını ve doğal güzelliklerini fotoğraflamaktadır. Öte yandan Atlas gibi gezi ve coğrafya dergileri de Rize’ye
Resim 4
dair çok güzel fotoğraflar yayınlıyorlar.
Tarih Prof. Haşim Karpuz’la gün
Bu bağlamda bilimsel bir yayın olan
ışığına çıkıyor…
‘Doğu Karadeniz’de Kırsal Mimari’ Rize’nin görsel materyallerini gün isimli kitaptaki Ali Konyalı’nın mimari ışığına çıkarma yolunda ilk ciddi adım fotoğraflarını da unutmamak gerekir. Prof. Dr. Haşim Karpuz tarafından Üç ayak’la başlayan serüven… Zekeriya atılmıştır. Karpuz bu bağlamda yaptığı Safi, 1915-20 yılları arasında Batum’da çalışmaları şöyle özetlemektedir: ‘Rize gurbette iken orada bir Rus kızıyla fotoğraf tarihi ile ilgim 1988 yılında evlenir ve onun ailesinden fotoğrafçılığı başladı. Rize’deki tarihi eserlerle öğrenerek yanında ‘üç ayak’ ve fotoğraf ilgili çalışmam sırasında eski kent malzemeleriyle döndüğü Çayeli’nde dokusu ve kamu yapıları için Trabzon küçük bir fotoğrafçı dükkanı açar. Salnamesi’nden ve Bir müddet sonra Yıldız Sarayı albümle- Zekeriya Safi, Rus rinden Rize fotoğrafla- Mehmet Fahri eşinden boşanır rı kopyalamıştım. Bunve Eskipazar lar 1890’lı yıllara ait en eski fotoğraflardı.
Kurt’un kız kardeşi çözümleyemiyordum. ile evlenir. (Rus gelin Rize denize doğru ise İstanbul’a gelerek genişletilmiş, eski fobir subay ile evlenir.) toğraflardaki yapılar Ali Kurt fotoğrafçılığı yıkılıp yok olmuştu. eniştesinden 1989’da bir tesadüf öğrenir ve Zekeriya Safi’den sonra sonucu Atatürk Caddesi’nde Arçelik Çayeli’nin ikinci fotoğrafçısı olarak Bayii’de, emekli milletvekili Mehmet ‘Foto Eser’ adıyla bu işe başlar. Bu Fahri Mete ile tanıştım. Mehmet Fahri yıllarda (1945-55) Çeçevalı (Haremtepe Mete’nin bariz özelliklerinden birisi de her önemli belgeyi saklamak ve fotoğraf köyü) Bahadıroğlu Mustafa Yazıcı da üç ayak denilen fotoğraf çekme çekmekti. Dönemin Başvekili Adnan aleti ile çarşamba günleri (hafta Menderes’in Rize ziyareti esnasında günü) Çayeli’nde fotoğraf çeker. çekilen fotoğraflarda Mete elinde Bahadıroğlu, 1955’te İstanbul’a gelir ve Zeiss İkon marka fotoğraf makinesi Şehzadebaşı’nda fotoğraf çekme işine ile gözükmektedir. Mete ile eski devam eder. Çayeli’nde kaldığı yıllarda fotoğrafları çözümledik. Kendisinden otuzdan fazla fotoğraf alıp kopyaladım. yine köylüleri olan Güneliye Ahmet Albayrak ve Hanifoğlu Recep Dereci’ye Daha sonra Süleyman Kazmaz beyle de fotoğraf çekmeyi öğretir. Onları da tanıştım. Ondan da eski fotoğraflar Çayeli’nde fotoğrafçılık yapanlardan aldım. Arkasından Stüdyo Sabri Çolak sayabiliriz. Ali Kurt ise bir müddet sonra Bey’in arşivindeki resimleri armağan Küçük Taşhane mahallesinden İsmail etti. Bir de arkadaşlarımdan bulduğum Ahmetoğlu’nu dükkanına ortak eder ve fotoğraflarla ‘Eski Rize’ fotoğraf zarfları birlikte çalışırlar. Ali Kurt fotoğrafçılığı artmaya başladı.’ oğlu Tahsin Kurt’a öğretir. Tahsin Kurt, Çayeli’nde uzun yıllar fotoğrafçılık yapar
Zaman su gibi akıp geçiyor. Yaşadığımız ve emekli olunca dükkanını kapatır. Çayeli’nde 1954-55 yıllarında İhsan günler tarih oluyor. Rize’nin eşsiz Kartoğlu da üç ayak aleti ile bir müddet coğrafi güzellikleri kartpostal haline fotoğrafçılık yapar. dönüştürülüyor. Rize’de profesyonel fotoğraf sanatçıları yetişmiştir. Bunların Zümrüt Rize’nin Foto Zümrüt’ü Bilgili Biraderler’den Faik Bilgili başında genç kuşak temsilcilerden yardım eder, bir yandan da fotoğraf çekerdi. O yüzden fotoğrafa fazla zaman ayıramazdı. Yalnız çok güzel fotoğraflar çekerdi. Bir süre Rize hükümet konağı karşısında Foto Muammer adlı dükkanında çalıştı.
askerde iken Kudret isimli Arhavili bir arkadaşından fotoğrafçılıkla ilgili bilgileri edinir. Yurt dışında gemilerde çalışmakta olan kardeşi Hamdi Bilgili, 1955’te Danimarka’dan aldığı (günümüzdekilere benzer) iki adet fotoğraf makinesini Çayeli’ne getirir. Faik Bilgili askerlik dönüşü 1958’de Çayeli’nde Foto Zümrüt adında bir fotoğrafçı dükkanı açar ve çalışmaya başlar. Hamdi Bilgili de 1960’da askerden gelince bir müddet Foto Zümrüt’te çalışır. 1961’de ayrılarak Foto Bahar’ı kurar. Foto Bahar-Bilgili Biraderler tabelasını hattat ve nakkaş Selahattin Paralı yazmıştı. 1965’te Faik bilgili İstanbul’a gelir ve önce Fatih’te sonra da Üsküdar Fıstıkağacı’nda fotoğrafçılık yapar. Foto Bahar – Bilgili Biraderler, 1964’te Çayeli’nde renkli fotoğrafçılığı başlatırlar. Aynı yıllarda renkli dialar da çekilmeye başlanmıştır.
Bilgili Color Türkiye’de ilk üçte yer alıyordu…
Bu yıllarda Şemsettin Albayrak da hobi olarak birçok doğa ve manzara fotoğrafı çekmektedir. Hamdi Bilgili, kardeşi Emin Bilgili ile birlikte 1971’de İstanbul piyasasına açılır. Maltepe’de Bilgili Color adıyla bir renkli fotoğraf laboratuvarı kurar. Bilgili Color o sırada Türkiye’de renkli fotoğrafçılık yapan üç firmadan biriydi. Diğer ikisi Yıldız Color ve Foto Serengil’dir. 1974’e kadar Maltepe’de kalan Bilgili Color, bu tarihten sonra Kadıköy Bahariye caddesine stüdyo açar ve 1978’de kendilerine ait olan şimdiki yerlerine taşınır. (6)
Resim 6 Baba ve oğul Gülas’n objektifi memlekete odaklı…
Rize’nin tanıtımına fotoğraflaryla katkı sağlayan Hasan Gülas’ın fotoğrafla ilişkisi 1955 yılında başlar. Bu yıllarda kimsenin desteği olmaksızın kendi dialarını banyo etmeye girişir. Çektiği Rize konulu fotoğraflar takvimlerde ve kartpostallarda kullanılır (6). Hayatını memleketine ve fotoğrafçılığa adayan Hasan Gülas’ın oğlu da kendisi gibi fotoğrafçılığı seçmiştir. Fotoğraflarıyla olduğu gibi belgesel çalışmalarıyla da tanınan bu önemli isim gezgin Cemal Gülas’tır. Üstelik Cemal Gülas, sadece Türkiye’de değil dünya çapında tanınan başarılı doğa aşığı bir fotoğrafçıdır.
Mehmet (11), Dursun Durmuş (12), Puntuloğlu Kazım (13) ve Andonlu Rıza (14)
Ömrü vefa etmedi…
Rize’ nin görsel güzelliklerini fotoğrafa aktaran ve aynı zamanda iyi bir şair olan Ömer Besim Meral 1913 (1329) tarihinde Rize’de doğdu. Rize Beden Terbiyesi Bölge Müdürlüğü’nde memur, Rize Halkevi’nde Muhasip, İkizdere Nüfus Müdürlüğü’nde memur olarak görev yaptı. İkizdere’de çektiği fotoğraflarla bir sergi açmak için uğraş veriyordu. Hatta fotoğrafları büyütmüş ve çerçeve yaptırmıştı. Büyük bir hevesle o tarihe kadar yapılmamış olan bir güzelliğe imza atmaya hazırlanırken rahatsızlandı. Mide rahatsızlığı ve geçirdiği ameliyat buna mani oldu. 1953 yılı mayıs ayında da hayata gözlerini yumdu. 1970 yılından sonra turistik amaçlı hazırlanan kartpostallarda Rize’ye yer verilmiştir. Tuna Color, Keskin Color, Turistik Kartpostalcılık ve And Kartpostalcılık tarafından hazırlanan bu kartpostallarda şehir merkezinin dışında ilçelere de yer verilmiştir. 1990 yılından sonra çeşitli zamanlarda Rize şehir merkezine ait fotoğraflar Galeri Özen Kardeşler tarafından büyük boyda basılarak turistik amaçla satılmıştır. KAYNAKÇA * Evvel Zaman İçinde Rize Rize Vitrini Ajans 2010 * Şehir Fikri ve Rize Kültürü Araştırmalarına Dair
Birkaç Not Prof. Dr. İsmail Kara 1. Rize Sempozyumu – Sayfa 26 *Trabzon’da Fotoğraf ve Tarihçe – Trabzon Fotoğraf Sanatı Derneği * Rize Kültür Dergisi – Tarih : Kasım- Aralık 1958 – Sayı : 5 – 6 Sayfa : 2 – 3 *Foto Fahri‘nin işletmecilerinden Ali Hazma Oral’ın oğlu Mustafa Oral ile yapılan görüşme. Acıbadem İstanbul – 13 Mart 2008 *Prof.Dr. Haşim Karpuz * Dünden Bugüne Çayeli’nde Fotoğrafçılık – Hamdi Bilgili – Çayeli Dergisi – Tarih: Ağustos 2003 – Yıl : 8 – Sayı: 18 *Otuz Beş Yıldan Bu Yana Rize’nin Güzelliklerini Dünyaya Tanıtan Adam : Hasan Gülas – Rizeliler Dergisi – Yıl : 1 – Sayı : 2 – Sayfa : 13 – Şubat – Mart 1988 * Rize Kültür Dergisi – Tarih : Ekim 1958 – Sayı : 4 Sayfa: 34 1920’li yıllarda çekilmiş Rize’ye ait bazı fotoğrafların üzerinde Fotoğrafçı Mehmet Lütfü yazılı mühürlerle karşılaşıyoruz.
F. Niyazi Niyazi Agın fotoğraflarında arada bir bu imzayı kullanırdı.
Muammer Saraç, fotoğraflarının
üzerine Foto. M. M. Rize
imzası atardı.
Fahrettin Oral ve Ali İhsan Oral, çektikleri fotoğrafların üzerine Foto: Fahri imzarı atardı.
Foto Odak imzasına daha çok futbol konulu fotoğraflarda rastlıyoruz. Osman Can zaman zaman fotoğraflarına Foto Can imzasını kullanır.
Foto 1 Bir fotoğraf çekti, İstiklal Mahkemesi’nde yargılandı Fotoğrafta; Ali Hamza Oral’ın fotoğrafını çektiği Nusret Karaca ve 1930 yılında Rize Hapishanesinde yatan eşkiyalar gözükmektedir. Karacaoğlu Nusret (1), İzmirli Hüseyin (2), Kalafat Emrullah (3), İlyas (4) , Memişoğlu Kadir (5), Haydar (6), Mucanoğlu Ahmet (7), Ahmetoğlu Süleyman (8), Karahaydaroğlu Muhittin (9), Mercanoğlu Dursun (10), Mahmutoğlu
Foto 2 Muhammer Saraç’ın Hükümet Meydanı’nda bulunan dükkanı “Foto Muhammer”
Foto 3 Rize’de fotoğrafçılık yapmış olan Niyazi Agun ve oğlu Hakan Agun
Foto 4 Başvekili Adnan Menderes’in Rize ziyareti esnasında çekilen fotoğraflarda Mete elinde Zeiss İkon marka fotoğraf makinesi ile gözükmektedir
Foto 5 Fotoğraflarda; Kazım Kartal, yurt dışından aldığı Zeiss İkon marka fotoğraf makinesi ile (1), Hasan Sak (2) ve Çaykur’un eski fotoğrafçısı Merhum Hüseyin Taşpınar (3) gözükmektedir.
Foto 6 Hasan Gülas ve oğlu Cemal Gülas fotoğrafçılkta başarılarla dolu bir maziye sahipler
Bu içerik Rizeliler Dergisi'nin Sayı 9 · Temmuz 2012 · s. 46 sayfasında yayımlanmıştır. Metin dergi baskısından aktarılmıştır; özgün sayfa düzeni için sayının PDF'ine bakabilirsiniz.