Rize ve Rizelilerin buluşma platformu · 2011'den beri
Teknoloji

Özgürlük mü, Güvenlik mi?

“İkisi bir arada olmaz mı?” diyeceksiniz haliyle. Olmaz olur mu? Var, şöyle ki; Bu ay sizlere Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun internet kullanıcıları için yürürlüğe koyduğu “Güvenli internet” meselesini teknik detaylara girmeden anlatmaya çalışacağım. Güvenli internetin ne olduğunu şöyle bir hatırlayalım. İnternet kullanıcıları, sahip oldukları internet aboneliği için güvenlik profili tercih ediyorlar. Bu profiller şunlar: Standart profil: Her şey eskisi gibi, herhangi bir filtre yok. Aile profili: Kumar, uyuşturucu, fuhuş, müstehcenlik, şiddet, terör, dolandırıcılık, zararlı yazılım gibi materyallerin bulunduğu sitelere girilemeyecek. Çocuk profili: Eğitim, ödev, bankacılık uygulamaları, alışveriş, müzik, oyun, haber, e-posta, kamu siteleri, özel şirketler, eğitim kurumları ve e-devlet gibi farklı sitelere erişim mümkün olacak sadece. Eğer standart profili seçerseniz herhangi bir kısıtlama yok. Standart paketi seçmek için bir şey yapmaya gerek de yok. Filtre seçimiyle alakalı bir şey yapmadıysanız zaten bu profildesiniz demektir.

Neden Gerekli ?

İnternet demek özgürlük demek, gerçekten de öyle, peki internetten anladığımız tek şey bilgiye ulaşabilmek mi? Bence, bir bilgi bombardımanının yaşandığı günümüzde, başarıya ulaşacak olan insanlar, bu bilgi sağnağının içinden gerekli olanları seçebilenler olacaktır. Zaten malum araştırmalar bunu net olarak ortaya koymaktadır. Araştırmalara göre, şiddet, müstehcenlik gibi içerikleri izlemenin ya da dinlemenin zeka ve hafızaya kötü etkisi belgelenmiş durumda. Araştırma şu şekilde; iki deney grubu var, iki gruba bazı rakamlar ezberletiliyor. Birinci gruba zararsız içerikler izlettiriliyor, öteki gruba ise müstehcen içerikler izlettiriliyor. Ardından rakamlar sorulduğunda ikinci grup rakamları söyleyemiyor. Aynı deney gruplar değiştirilerek de deneniyor, sonuç gene aynı. Buradan anlaşılan şu ki insan, hedefi olan şey haricinde, kafa karışıklığı yapacak şeyler izlediğinde zekası ve hafızası bu karışıklıktan kötü etkileniyor. Şimdi gelelim bu filtrelerin gerekli olup olmadığına, karşılaştığı şeyin zararlı olup olmadığı konusunda fikri olmayan çocukların bu konuda ailesinin desteğine ihtiyacı olduğu malum. Hele birde bazı insanlar para kazanmak için bu zararlı içerikleri hazırlamış ve insanları hedef kitle olarak seçmişse, bu filtreler bizim özgürlüğümüzü kısıtlamaktansa bu içerikleri hazırlayanların hedeflerini daralttığı kanaatindeyim. Daha doğrusu bizi otomatik olarak hedef tahtalarından çıkarmaktadır bu filtreler. İnternetin en büyük dezavantajı, bir kitaptan farkı şu olsa gerek; elinize bir kitap aldığınızda konusu bellidir, yönlendirmeye maruz kalmazsınız, ama internette herkesin başına gelmiştir. Bir konuyu arama motorunda ararsınız, yarım saat sonra birde bakmışsınız ki araştırdığımız konuyla hiç alakası olmayan yerlerdeyiz. Farkında olmadan bizi zararlı şekilde kar elde etmek isteyen web sitelerine yönlendirebiliyorlar. Bunlar, illegal içerik içeren yazılım siteleri (warez), zararlı sosyal ya da inançsal içeriklerin bulunduğu siteler (satanizm v.b.), müstehcen siteler, müzikle alakası olmayan, değerlerimizi ayaklar altına alan siteler, kumar siteleri ve benzeri siteler. Yolda giderken kimse “bu tabelayı neden koymuşlar”, “burada neden girilmez levhası var”, “bu tuzakta neyin nesi” diye şikayet etmez. Çünkü biliriz ki bunlar problem çıkmaması için gerekli olan yönlendirmelerdir. Bu filtrelere bu gözle bakmak, ailemizi tehlikelerden korumak için bunlara uyulması gerektiği kanaatindeyim . TTnet’i aramak ya da internet şubesi sayfasından gerekli ayarları yapmak kafi, eğer çocuğumuz da şimdilerde oldukça moda olan akıllı telefonlar varsa (gerçi kullanması zor olsa da akılsız telefonlarda aynı işi görür) GSM şirketinin müşteri hizmetleri aranarak istenilen hat için aynı filtreler devreye sokulabilir. Herkese internette güvenli sörfler diler, zararlı yiyecekleri ağzımıza koymadığımız gibi zararlı bilgileri de beynimize koymamamız ümidiyle, gelecek ay görüşmek üzere… diyor, internetten korsan pdf leri bulup hakka girmeden bol okumalı bir kış mevsimi diliyorum sizlere.

Bu içerik Rizeliler Dergisi'nin Sayı 4 · Şubat 2012 · s. 76 sayfasında yayımlanmıştır. Metin dergi baskısından aktarılmıştır; özgün sayfa düzeni için sayının PDF'ine bakabilirsiniz.