Bu yıl 120 bin ton civarında kuru çay ürettiklerini, şu anda 107 bin ton civarında kuru çay stokları olduğunu ifade eden Sütlüoğlu, “Bu yıl şu ana kadar 76 bin ton kuru çay sattık. Randımanımız son yıllarda ortalama 18 civarında gerçekleşiyor. Bu yıl da tam olarak belli olmamasına rağmen 18’in üzerinde olacağını tahmin ediyoruz’’ diye konuştu.
Tanıtım tırları deprem bölgesinde
Sütlüoğlu, çayın tanıtımı için tüm fuarlara katılmaya çalıştıklarını, bu yıl şu ana kadar yurt içinde 12 fuara katıldıklarını dile getirerek, “Ayrıca çok sayıda da festival, tanıtım günü ve etkinliğe katıldık. Simav’da meydana gelen depremde 2 seyyar tanıtım tırımızı bölgeye gönderdik. Son olarak da Van’da meydana gelen deprem nedeniyle tanıtım tırlarını Van ve Erciş’e gönderdik. Tanıtım tırlarımız Erciş’te 2 ayrı çadır kentte hizmet vermeye devam ediyor. İkram ettiğimiz sıcak çayla depremzedelerimizin içini ısıtmaya çalışıyoruz’’ diye konuştu.
Çaykur’un kadrolu olarak bin 255 memur, 3 bin 241 işçisi olduğunu, ayrıca 7 bin 997 de mevsimlik işçi olmak üzere toplam 12 bin 493 çalışanı olduğunu belirten Sütlüoğlu, şunları kaydetti: “Yaptığımız çalışmalarla 205 bin üreticimizden 195 bininin cep telefonu numarasını aldık. Böylece müstahsillerimizle ilgili konularda bilgilendirme yapıyoruz. Diğer müstahsillerimizin de cep telefonu numaralarını bize ulaştırmasını istiyoruz. Çünkü yapacağımız her türlü çalışmada kendilerine ulaşacağız. Ayrıca Beyaz Masa Projesini hayata geçireceğiz. Üretici, tüketici ve çalışan gibi tüm kesimleri içine alacak proje çalışmalarını gelecek sezon başında faaliyete geçirmeyi planlıyoruz. Kurban Bayramından sonra da sosyal medyada da etkin olarak yer alacağız.’’
Genel Müdür Sütlüoğlu, şu anda 6 bin 600 civarında olan günlük kapasitelerini 7 bin 400 tona çıkartmayı planladıklarını bildirerek, şöyle dedi: “Paketleme fabrikasının taşınması, yeni yeşil çay fabrikaları kurulması çalışmaları var Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgeleri ile dış pazarların damak tadına uygun çaylar üretmek için çalışma da yapmak istiyoruz. Ancak bunun için prosedürlerin tamamlanması gerekir. Çünkü bir kamu kuruluşuyuz. ÇAYKUR, Türkiye’nin güçlü bir markasıdır. Ama dünyaya daha fazla tanıtmamız gerekiyor. Bunun anahtarı da organik çaydır. Bölgemiz organik çay üretimi için oldukça uygun. Çayımızda zararlı böcekler olmadığı için kimyasal mücadeleye gerek olmuyor. Bunun için de çayımızda kimyasal maddeler olmuyor. Kimyasal gübreden de vazgeçtiğimiz organik gübre kullandığımızda organik üretime geçmiş olacağız. Organik gübre üretimi için çay atıklarını kullanmak için çalışmalarımız sürüyor.’’ Kaçak çaylarda birçok zararlı madde olduğunu, bunların ciddi sağlık sorunlarına yol açtığını vurgulayan Sütlüoğlu, “Bunu vatandaşlarımıza anlatmalıyız. Çaydaki pestisit kalıntıları ölümcül sağlık sorunlarına yol açıyor. Oysa bizim ürettiğimiz çayda böyle bir sorun yok. bunu vatandaşlarımıza iyi anlatmalıyız’’ diye konuştu.
Ellerindeki çayın tamamını satamadıklarını, bu nedenle stok baskısı oluştuğunu kaydeden Sütlüoğlu, “Bunun için iç pazarımızı artırmak, aynı zamanda da yurt dışına açılmamız gerekiyor. Bunlarla ilgili ciddi çalışmalar yürütüyoruz. Ancak bunlar bir anda olacak işler değil. Sonuç almak uzun zaman alır. Çayımızı sıradan bir ürün olmanın dışına çıkarmalıyız. Bu nedenle pazarlama konusuna ağırlık vereceğiz’’ diye konuştu.
Sütlüoğlu, sektörle ilgili doku kültürü laboratuvarı oluşturma çalışmaları yürüttüklerini, burada yeni ve daha kaliteli fidan üretimi yapılacağını, böylece ileriye yönelik çaylık alanların kaliteli fidanlarla değiştirilmesi yönünde çalışma yapılabileceğini kaydetti