Tarihi Bayrampaşa semtinde Belediye Başkanlığı görevini sürdürmekte olan Atila Aydıner halk tarafından son derece sevilen, güler yüzlü belediyecilik anlayışıyla dikkatleri çeken bir isim. Halkla iç içe olan başkan Bayrampaşa’da büyümüş ve hala orada ikamet etmekte. Böylece bölgenin sorunlarını, ihtiyaçlarını en iyi şekilde analiz etme fırsatı bulurken gençlere ve tüm vatandaşlara önemli hizmetlerde bulunuyor. Ziyaretimiz sırasında bizi son derece sıcak bir şekilde bizi karşılayan Başkan Atila Aydıner’e teşekkür ediyoruz.
Sayın başkanım sizi biraz tanıyabilir miyiz?
1948 yılında İstanbul’da dünyaya geldim. Aslen Rizeliyim. 1958 yılından bu yana Bayrampaşa’da ikamet etmekteyim. Lise eğitimimi Pertevniyal Lisesi’nde tamamladım ve ardından İstanbul Eczacılık Yüksek Okulu’ndan mezun oldum. İş hayatına 1980 yılında Bayrampaşa’da eczacı olarak başladım. 1984 -1987 yılları arasında, İstanbul Eczacı Odası’nda genel sekreterlik görevini yürüttüm. Siyasete uzun zaman önce başladım. 16 Mart 2011 tarihinden itibaren de Bayrampaşa Belediye Başkanı olarak görev almaktayım. Evli ve üç çocuk babasıyım.
İstanbul’da dünyaya gelmişsiniz ama kökeniniz Rize’ye dayanıyor. Biraz anne ve babanızdan bahseder misiniz?
Babamın 1960’lı yıllarda, fötr şapkasıyla, beyaz eldivenleri ve bastonuyla bir İstanbul Beyefendisi profili vardı. Hatta bazı zamanlar papyon takardı. Rahmetli amcamda öyleydi. Onlar İstanbul’un kültürünü, sosyal hayatını, gece hayatını çok güzel bir şekilde yaşadılar. Kültürü de iyiydi. Babam Rize doğumluydu.
Daha sonra İstanbul’a geldi berber dükkanı açtı. Öyle bir berberdi ki millet kuyruğa girerdi. Annemde çok muttaki bir hanımefendiydi. Bizde onları genç yaşta kaybettik. Bize çok iyi bir eğitim verdiler ve güzel bir isim bıraktılar. Hasan Aydıner’in oğlu olarak tanırlar bizi. Bütün Karadeniz’de bu böyledir. Örneğin bu sene Derepazar’a gittim. Sokakta geziyordum. “Ya bu berber Hasan’ın oğluna benziyor,” dediler. Bende yanlarına gittim, kendimi tanıttım. Son derece mutlu oldular.
Rize’ye ilk gidişinizi hatırlıyor musunuz? Ne sıklıkta gidersiniz?
Rize’ye ilk gittiğimde ilkokul beşinci sınıftaydım. Gemi yolculuğuyla gittiğimi hayal meyal hatırlıyorum. Gemi yanaşınca sandallarla kıyıya çıkıp Derepazar’a gittik. Sonrasında yedek subaylığımı Artvin’de yaptım. Trabzon Tugay Sağlık Şube Müdürlüğü’nde de subay olarak askerliğimi tamamladım. Askerliğim sırasında Rize’de yaşayan anne ve babamı ziyarete giderdim. Babam rahmetli olduktan sonra bir süre Rize’ye gitmedim. Biraz zaman geçmesi gerekiyordu. Şimdi ise çok vakit bulamasamda ara ara memleketime gitmeye çalışıyorum.
Fotoğrafı büyük boyutta açBirazda belediyedeki çalışmalarınızdan söz edelim. Bayrampaşa Belediyesi olarak gençlere de önemli yatırımlarınız var. Bunlardan bahseder misiniz?
Gençliğe yaptığımız yatırımlardan bir tanesi Bilim Merkezi’mizdir. Buraya fizik, kimya, biyoloji dallarında, okullarında başarılı olan, yüksek zekalı öğrencilerimizi alıyoruz ve özel hocalarımız vasıtasıyla eğitiyoruz. Herhangi bir ücret de almıyoruz. Bu gençlerimiz, yaptıkları İngilizce sunumla, bize Avrupa Bilim Ödülü’nü kazandırdı. Alınan bu ödül Bayrampaşa için, İstanbul için, Türkiye için çok önemli bir başarı. Avrupa Birliği Patent Ödülü’nü aldık. Geçen yılda TÜBİTAK’tan ödül aldık. Bu bilim merkezi evlatlarımıza büyük imkanlar sağlıyor. İkinci olarak Bilgi Merkezlerimizden bahsedebiliriz.10 bine yakın eserimizin bulunduğu çok muhteşem digital bir kütüphanemiz var. Öğrencilerimiz geldiğinde burada sabahtan akşama kadar her şeyi bulabiliyorlar. İlkokul öğrencilerimize özel bilgiyi ayaklarına getiriyoruz. Gece gündüz demeden çalışma yapabiliyorlar. Çocuklarımız buraya anne ve babalarını da getiriyorlar. Onları da orada ağırlıyoruz ve böylece sosyal bir alan yaratmış oluyoruz. Üçüncü alanımızda Gençlik Merkezi’mizdir. Burada her türlü hizmeti veriyoruz. İngilizce’den Boşnakça’ya birçok dili öğretiyoruz. Muhasebe, gitar, bağlama dersi veriyoruz. Ebru ve hat dersi veriyoruz. Hem gençlerimize hem de halkımıza her türlü lojistik desteği sağlıyoruz.
Gençlik Merkezleri’ne ilgi istediğiniz düzeyde mi?
Gençlerimiz bize geldiği zaman biz onların en iyi şekilde eğitim almaları için çabalıyoruz. Şuan itibariyle
“Üzerine halkın rahatlıkla gezebileceği bir Şanzelize Meydanı yapacağız.”
Gençlik Merkezi’nde 4 bin kaydımız var. Kapasitemizi fazlasıyla aştık. Bilgi Merkezlerimizde de aynı şekilde doluluktan bahsedebiliriz. Ayrıca 3062 kişiye burs dağıttık ve bu rakam neredeyse bize müracaat edenlerin tamamına denk geliyor. Yani hemen hemen hepsine burs veriyoruz.
Fotoğrafı büyük boyutta açSadece gençlerin değil tüm halkın faydalanabileceği sosyal alanlar da oluşturuyorsunuz…
Bunlardan biride İkinci Bahar Lokali. Evinde hanımıyla kavga eden çiftler gelsinler, belediyemizin tesisinde akşama kadar vakit geçirsinler istedik. Satranç oynayabilecekleri, kütüphaneden faydalanabilecekleri bir ortam oluşturduk. Sabah lokale bizimle birlikte geliyorlar, akşamda keyifli bir şekilde evlerine dönüyorlar. Böylece hem sosyalleşiyorlar hem de eşleriyle sorunsuz bir şeklide hayatlarını devam ettiriyorlar. Bayrampaşa Belediyesi olarak çok önemli bir projemiz daha var. Bayrampaşa’da ihtiyaç sahiplerinin bizzat hamiliğini yapıyoruz. Bir tane hayır evimiz var. Onun başında da benim eşim var. Bayrampaşa’nın sokaklarında ihtiyaç sahiplerini buluyoruz ve ne gerekiyorsa temin ediyoruz. Yiyecek, giyim, yakacak, gelinlikte dahil olmak üzere böyle bir hizmeti halkımıza sunuyoruz.
“Kardeşlik Sınır Tanımaz” projenizde son derece ilgi çekti. Bu projeyle gerçekleştirmek istediğiniz hedefleriniz nelerdi?
Bu projeye 2004 yılında başladık. Bu projeyle birlikte her yıl Ramazan ayı boyunca Balkanlar’ı dolaşıyoruz. Bu sene, mevcut bölgelere Hırvatistan ve Doğu Makedonya bölgelerini ekledik. Geçen yıl Bosna’da toplam 22 bölgede iftar verdik. Aynı anda “Komşuluk İftarı” adı altında, Bayrampaşa’nın bütün sokaklarında da iftar veriyoruz. Oralara gittiğimizde görüyoruz ki, birlikte geçirilen 600 yıl içinde bizim örf ve adetlerimizle bütünleşen bir halk var. O halkla suyumuzu yemeğimizi paylaşıyoruz. Anadolu’daki güzellikleri oradaki halkın kalbine nakşediyoruz. İki ülke arasında birlik ve beraberliği devam ettirecek olan bir köprü kuruyoruz. Bu kültür projesini her yıl yeni yerler ekleyerek devam ettireceğiz.
Bayrampaşa’nın çehresini gittikçe değişiyor. Bunun için neler yapıyorsunuz?
Bayrampaşa’nın çehresini değiştirecek çok önemli bir projemiz var. Açıkta bulunan ve trafiği altüst eden bir pazarımız var. Yeni bir projeyle 20 bin m2’lik bir alanın altına çok fonksiyonlu bir pazar yeri yapıyoruz. Hem otopark olarak kullanılacak hem Kurban Bayramı’nda kurban kesim yeri olarak hizmet verecek hem de bu alanı afet merkezi olarak kullanacağız. Üzerine de halkın rahatlıkla gezebileceği bir Şanzelize Meydanı yapacağız. Kafeleri, havuzu, yeşilliği ve süs bitkileri olan, trafiğe kapalı muhteşem bir alan olacak orası. Bu projenin ilk basamağı olarak düşünülen otopark kısmına mart ayından itibaren başlıyoruz ve 2013 yılı bitinceye kadar da üst yapıyı bitirmeyi planlıyoruz.
Halkın sorunlarını ve ihtiyaçlarını çok iyi bilen, halkla iç içe olan bir belediye başkanısınız. Peki bir gününüz nasıl geçiyor?
Sabahlarım okulları ziyaret ederek başlar. Önce müdürleri ziyaret ederim. Daha sonra öğretmenler odasına girerim. Öğrencilerle ders yapar onlarla birlikte fotoğraf çektiririz. Oradan ayrıldıktan sonra esnafla bir araya geliriz. Benim özel bir prensibim vardır. Sokakta kim varsa herkesin elini sıkarım. Sıklıkla arkadaşlarla beraber camiye gidiyoruz. Cemaatle birlikte sohbet odalarında sabah kahvaltısı veriyoruz. Burada belediyemizin yapmış olduğu faaliyetlerle ilgili bilgi verip sorunlarını ve isteklerini öğreniyoruz. Mahalleleriyle ilgili sıkıntılarını bizimle paylaşıyorlar ve bizde hemen çözüme kavuşturuyoruz.
Değişen bir belediyecilik anlayışından bahsetmek mümkün. Sizde bu değişimi yansıtan, hakla iç içe olan örnek bir belediye başkanısınız. Nerede fark yarattınız?
Ben belediye başkanlığı koltuğuna oturduğum zaman güler yüzlü belediyeciliği başlattım. Bütün personelimi çağırdım, onlarla konuştum. Güleryüz her zaman insanlar mutluluk veriyor. Tebessümle muamelede bulunduğunuz zaman bir ibadet sevabı alıyorsunuz. Bizde bu sistemden yürüyoruz. Başbakanımızın talimatı neyse biz bunu uyguluyoruz. Karşınızdaki insanı dinleyip empatiyle yaklaşacaksınız. Bir tarafta dünya lideri Başbakanımız hizmetlerini yürütürken, bende Bayrampaşa Belediye Başkanı Atila Aydıner olarak ömrüm oldukça bu görevi sürdüreceğim. Önemli olan halkın sevgisini kazanmak, gönlüne girmek…
Son olarak Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan’la geçmişten gelen bir dostluğunuz olduğunu biliyoruz. Bununla ilgili bizimle paylaşabileceğiniz bir anınız var mı?
Dünya lideri başbakanımızla 1973 yılında siyasete birlikte başladık. Anadolu’yu birlikte gezdik. O yıllardan kalan birçok anımız var. Ankara’ya bir piyes oynamak için gitmiştik. Başrolü oynayacak arkadaşımız hastalandı. Protokolde Necmettin Erbakan, Hasan Aksay, Fehmi Cumalıoğlu gibi birçok siyasi isim vardı. Başrolü oynaması için hemen başbakanımıza gittik. O da kabul etti ve başrolü oynayan arkadaştan çok daha iyi oynadı. O güzel oyundan dönüşte hep birlikte İstanbul’a doğru yola çıktık. Tam Ankara Kızılcıhamam’a çıkarken benzin bitti ve yolda kaldık. Yollar buzlanmış, kar tipi bastırmıştı. Uzunca bir süre bir aracın geçmesini bekledik. Bir tane araba geldi, benzin alıp başka bir arabaya binerek döndük ama bu sefer araba çalışmadı. En sonunda greyder geldi ve bizi çekti. Donmaktan son anda kurtulduk.