Rize ve Rizelilerin buluşma platformu · 2011'den beri
Turizm

Sisli Vadideki Büyüleyici Şelaleye Yolculuk

Bölgeyi çok iyi bilen yakın bir dostum söyleyip duruyordu; “Palovit Şelalesi’ni görmelisin,” diye. Daha önce de beraber günübirlik gezi yaptığım arkadaşlardan “Palovit Şelalesi’ne gidiyoruz,” haberi gelince bana sırt çantamı hazırlamak düştü. Ardeşen’den Fırtına Vadisi yoluna girdiğimizde içerden, derinden, ince, içli bir tulum sesi de çınlamaya başladı kulağımda. Çalvaroşlu Nokta Ana’nın erken yaşta kaybettiği oğluna yaktığı ağıt Fırtına’nın ortasından kimi özlemiyle, kimi coşkusuyla akıp giderken biz nehrin kenarından rotamızı çevirdiğimiz Palovit Vadisi’ne doğru yol alıp bir yandan da kulak veriyoruz bu coğrafyanın taşının, toprağının anlattığı, yamacı, patikası, havası, yağmuruyla bütünleşmiş bir topluluğun hikayelerine; “Yaz gelende yaylalarun yeşili Kış gelende misirlarun seçili kadınla; Emekli bir öğretmen olan köy muhtarının eşiyle tanışıyoruz. Ailesine ekonomik destek sağlamak için turizm potansiyeli yüksek olan Doğu Karadeniz Nokta Ana bir daha puşi takmış mıydı bilmiyorum ama buraların kadın, kızları Dağları’nın eteğindeki bu vadinin kenarında tezgahını halen onlar için milli bir açıp kendi el emeği göz kimlik halini almış olan nuru zanaatlarından puşileriyle yolumuz üzegelir sağlamaya çalışıyor rinde karşımıza çıkıyor, bu yaşadığı coğrafyanın “Burası Hemşin” düşünceruhunu taşıdığı sini kelimelere dökmeye yüzündeki, duruşundaki gerek kalmıyor.

Palovit Vadisi,

bölgenin en

bozulmamış

orman ekosis-

Sisli Vadideki Büyüleyici Şelaleye YolculukFotoğrafı büyük boyutta aç

izlerden rahatlıkla Çamlıhemşin ilçe merkeokunabilen Kaçkar’ın zindeki ilk molamızdan insanı…Varış noktamız sonra soldaki köprüyü olacak olan Palovit geçip nehri sağımıza ala- Şelalesi’ne doğru tekrar rak yola devam ediyoruz. yol alırken yolculuğun duraklarından 10 km sonra Şenyuva Köyü’ne en önemli olanına, Çamlıhemşin ilçe vardığımızda yol kenarında içinde merkezine 15 km mesafede olan, yerel yöresel esvaplar bulunan derme halkın dilinde Zilkale olarak anılan çatma bir yapının hemen önünde Kale-i Zir’e uğruyoruz. Kalenin adı oturmuş, dört şiş ile meşhur Hemşin “Aşağı Kale” anlamına geliyor. Bölgenin çoraplarından ören Kaçkar yüzlü

temlerinden

biridir.

Bizum koyün kız, gelini puşili Bundan sonra puşi takmam Ahmedum.”

en önemli tarihi dokularından biri olan Kale-i Zir’in dış mimarisi Pazar Kalesi ile benzerlik göstermektedir. Görüş alanı olarak Fırtına’nın bir kolu olan vadiye hakim bir noktada dev bir kaya kütlesi üzerinde inşa edilmiştir. Yapım tarihi tam olarak bilinmemekle beraber 13. yüzyılda Komnenoslar tarafından yapıldığı söylenmektedir. Bir başka kaynaktan edindiğim bilgiye göre ise 384 numaralı Trabzon tahrir defterinin 733. sayfasında Pontus Kralı Histirates tarafından yaptırıldığı kaydedilmiştir. Kale-i Zir, tarihi İpekyolu üzerinde bulunuyor. Hakkında bir çok anlatı bulunan kale bizler için ayrı bir inceleme, araştırma konusudur.

Kale-i Zir’den bir süre sonra aracımızı bırakıp küçük bir köprüden geçip yaya olarak Palovit Vadisi’nde ilerlemeye başlıyoruz. Fırtına Vadisi’nin yan kollarından biri olan Palovit Vadisi, içeriğindeki yaşlı ormanlar ile bölgenin en bozulmamış orman ekosistemlerinden biridir. Bu vadinin içinde yürüdüğümüz yolun, Karadeniz’in şahsına münhasır patika yollarından biri değil de, araba yolu olmasını ve zamanla vadinin ekosistemine vereceği zararı düşünerek endişe ile karşılıyor olsam da, yaşlı ormanın, dere yatağındaki çeşitli bitkilerin kokuları ile harmanlanıp bu doğanın büyüsü ile zihnimi esir alması bu endişemi unutturuyor…

Aracımızı bıraktığımız noktadan itibaren; nehir kenarında çoğunluğu sakallı kızılağaçlardan oluşan alüvyal ormanların içinden, 3 km yürüdükten sonra, nihayet şelaleye varıyoruz. Karadeniz hoş sürprizlerle dolu. Birisi “Gökkuşağına bak!” dese gözümüzü gökyüzüne çeviririz ya hep, bu kez tersini yapıyoruz. 15 m aşağıda, yüksek debili şelalenin düşünün olduğu noktaya bakıyoruz. Harikulade bir doğa manzarası var burada. Yemyeşil doğanın içinde, tepelerin arasında, ücra denilebilecek bir yerde gözünüzü bulunduğunuz noktadan aşağıda kalan vadiye çevirdiğinizde gökkuşağı ile karşılaşıyorsunuz. Türkiye’nin yağmur ormanlarının içinde bulunduğu bu vadideki, bölgenin topoğrafik yapısından dolayı oluşan Palovit Şelalesi görülmeye değer.

Yazı & Fotoğraf: Yasemin Agun Tüyloğlu

Bu içerik Rizeliler Dergisi'nin Sayı 15 · Ocak 2013 · s. 80 sayfasında yayımlanmıştır. Metin dergi baskısından aktarılmıştır; özgün sayfa düzeni için sayının PDF'ine bakabilirsiniz.