Yazı: Ayşe Emine Sultan ÇelikRizeliler Dergisi · Sayı 12 · Ekim 2012 · s. 62
konular, Kur’ân-ı Kerim, tuğralar, Tezhip sanatının çok geniş kapsamlı fermanlar, murakkalar, vakfiyeler, açıklaması olmasına rağmen genel levhalar, çeşitli olarak tanıtılmaya konulardaki çalışılırsa; “altın ve kitaplardır. çeşitli boyalarla yapılan
Tezhip sanatına
başlayan; onun
Günümüzde de icrâ süsleme sanatıdır’’ edilen Hüsn-i Hat diyebiliriz. Bu sanatı sanatının ihtişâmının icrâ eden erkek sergilendiği levha sanatkârlara “müzehhib”
Tezhip sanatı; sabır, Türklerin, Orta Asya’dan çeşitli kültürlerle kaynaşarak Anadolu’ya sebat, çok okuma, araştırma ve eser incelemenin yanı sıra usta-çırak usûlü getirdiği; Beylikler, Selçuklular ve öğrenilen nâdide bir sanatımızdır. Osmanlılar döneminde her zaman büyük saygı duyularak, zaman içinde geliştirilerek sürdürülmüş ve günümüze Muhterem hocamız Prof. Dr. Çiçek Derman’ın kendi hocasından aktardığı kadar gelebilmiştir. Dönemlerin gibi çok görerek göz, çok çizim yaparak hükümdâr, sultan ve ileri gelenlerince el eğitiminin tezhip sanatında ayrı bu sanatı icrâ eden sanatkârlara ayrı bir önemi vardır. Gayet meşâkkatli, bir önem verilmiş, sanatlarını en iyi uzun bir eğitim isteyen tezhip sanatına şekilde sürdürebilmeleri amacıyla gereken imkânlar seferber edilmiş, bunun sonucu olarakta, şimdi Topkapı Sarayı Kütüphânesi başta olmak üzere, ülkemizin çeşitli kütüphânelerinde inceleme, araştırma imkânı bulduğumuz seyretmeye doyamadığımız güzellikteki yazma şâheserler ortaya çıkmıştır. Tezhibin geçmiş dönemlerde en güzel uygulama alanları bulduğu başlayan; onun zenginliğini, güzelliğini tanıyan bir kişinin bu sanattan bir daha kopması imkânsız gibidir. Altının pırıltısı, renklerin doyumsuz güzelliği, desenlerin zenginliği, çalışmanın inceliği, zarifliği ve tarihimizle iç içe yaşamanın verdiği haz bütün bu meşâkkatleri derin bir zevke dönüştürerek, başarma gayretlerini arttırmaktadır.
Kitap sanatlarıyla (hat, tezhip, cilt, ebru, minyatür, katı’a) uğraşanların hoca-talebe, münâsebetlerine uymak konusunda gösterdikleri gayret, bu sanatların günümüze kadar gelmesini sağlamış, sanata, sağlam kaidelerle bağlanarak ve gönülden istek duyarak yaklaşmış olmak, ortaya çıkarılan eserlerin de kalıcı olmasını sağlamıştır.
Türk sanat kültürü, yazılı olmaktan ziyâde sözlü bir kültür olup, ustaçırak ilişkileriyle ve sanat konulu sohbetlerle nesilden nesile aktarılması sağlanabilmiştir. Yani; bizim sanat kültürümüz, kitâbî olmakdan ziyâde şifâhîdir. Bu nedenle Türkler tarihte mükemmel sanat eserleri ortaya çıkarmışlar, ama sanatın felsefesine kitâbî yoldan fazla eğilmemişlerdir.
Sanat eğitiminde hocanın yeri ve önemi tarif edilemez. Bir sanata sahip olmak, güzel eserler meydana getirmek insanda benlik duygusunu oluşturur. Başkalarından üstün olduğunu sanıp gurura kapılmak, başlıca korkulan tuzaklardan biridir. Marifet, insan olmaktır. Hiçliğini idrâk edip vasıta olmanın şükrünü yaşamaktır. İslam inancına göre bir sanat ehli bilmelidir ki, kendisinde var olan bütün hünerler, Yaradan’ın izniyle ve lütfuyladır. Sanat, insana Allah’ın bir emanetidir ve zamanı gelince bu emanet sahibine iâde edilecektir. O vakit de bilinmediğine göre, bir ustaya çırak olmak, İslam sûfiliğinde, mürşide mürid olmak gibidir ve temelinde sevgi vardır.
Kendimizi bezeyebilmek… Zamanla kötü huylardan önce Yaradan’ın, sonra sanatın yardımıyla kurtulup güzel ahlak sahibi olabilmek… Çiçek hocama sonsuz şükranlarımla…
Bu güzide sanatımızı yaşatmak için büyük gayretler, çabalar harcayan değerli hocalarıma, sanata ve sanatkâra değer veren büyüklerimize ve daha da önemlisi bu sanatı kendi öz benliğiyle bütünleştirip, geçmişten geleceğe aslına uygun ama günümüz modern uygulamalarıyla gelecek nesillerin bizlere emanetini en iyi şekilde aktarmaya uğraşan tüm sanatkârlara da şükranlarımı sunmayı bir borç bilirim.
Değerli hocam Prof. Dr. Çiçek Derman, yine kendi hocası olan Rikkat Kunt Hanım’ın (1903- 1986); “San’atınızı üzerinizde taşıyınız” sözü bize her daim kılavuz olmuştur. Eser meydana getirmekten çok daha zor bir iştir:
Bu içerik Rizeliler Dergisi'nin Sayı 12 · Ekim 2012 · s. 62 sayfasında yayımlanmıştır. Metin dergi baskısından aktarılmıştır; özgün sayfa düzeni için sayının PDF'ine bakabilirsiniz.