Rize ve Rizelilerin buluşma platformu · 2011'den beri
Yaylalar

Gito’ya Gitmek

Bulutların yeri insanın başının üzeridir. Başını kaldırıp bakarsın güzelliğine. Ama eğer Gito’daysan bulutlara tepeden bakarsın. Ama bulutlara tepeden bakmak sana kendini büyük hissetirmez, aksine dağların heybeti karşısında küçücük hissedersin. Başka bir deyişle, Karadeniz’in görkemli dağlarında oturup pamuktan bir deryaya dalmaktır Gito’da olmak. Orada bulunmanın hissini tasvir etmeye kelimeler kifayetsiz, fotoğraflar soluk kalır aslında. Yine de özellikle henüz görmeyenler için Gito’yu elimizden geldiğince anlatalım istedik size. Biz kokusunu gönderelim size mısır ekmeğinin, gidip yemek size kalsın.

seni üzen. Gito’ya da ulaşmak zordur ama seni hiç üzmez. Eğer yeterince çabalarsan dört mevsim ulaşabilirsin. 2070 metre rakımdaki bu yaylaya ulaşım, Çamlıhemşin’den hareketle Çat üzerinden yapılacak bir araba yolculuğuyla yaklaşık 2 saat sürmekte (Çat’a gelmeden Meydan köyünün aşağısından sağa dönerek araba ile yaylaya iki saatte ulaşabilirsiniz). Ancak Pazar’dan hareketle Hemşin yolu üzerinden Gito’ya daha kısa zamanda ulaşmak da mümkün. Bir diğer alternatif olarak, yürüyüş boyunca eşsiz manzaranın tadını çıkartmak isteyenler, hava koşullarını dikkate almak kaydıyla yaylaya yaya olarak da ulaşabilir.

Gito’ya GitmekFotoğrafı büyük boyutta aç

Rize’nin Çamlıhemşin ilçesine bağlı Gito, bir sırt yaylasıdır. Gito’nun bir yanında Fırtına Vadisi, diğer yanında Hemşin Vadisi uzanır. Kaçkarlar, Pokut, Kale Köyü yaylanın görüş alanındadır. Hemen arkasındaki Balıklı zirvesi de ayrı bir güzellik katar yaylaya.

Yaylada tek konaklama tesisi olarak “Koçira Pansiyon” hizmet vermekte. Bu mekan, yörenin tipik mimarisiyle ve çevreyle uyumlu, ahşap ve taş işçiliğini yansıtan sevimli bir dağ evi. Size tavsiyemiz, konaklama için Koçira’nın Serhan abisi veya Turgay abisi ile görüşmeden çat kapı gitmemeniz. Zira yaylanın yegane konaklama tesisi olan Koçira’da istenen her an boş yer bulmanız güç. Önceden yer ayırtmadıysanız tam teşekküllü

Gito’ya GitmekFotoğrafı büyük boyutta aç

Bazen elinden gelen her şeyi yapmana ve çabalamana rağmen ulaşamadığın güzellikler vardır hayatta. Ulaştığında değerini arttıran, ulaşamadığında kamp ve çadır malzemenizi yanınızda bulundurmanızı tavsiye ediyoruz, ne de olsa yayla geceleri yazın bile çetin olur.

Gökyüzü kar taneleri gibi her an başka bir şekle bürünür. Yürüyüş yaparken mutlaka akşam gün batımını hakim bir tepede karşılamayı ihmal etmeyin. Eğer o anda yeterince sessiz olursanız güneşin bulutlara değdiğinde çıkardığı sesi duyabilirsiniz.

Gito’ya GitmekFotoğrafı büyük boyutta aç

Gito’nun derin güzelliğini keşfetmek için çevredeki farklı yürüyüş rotalarını adımlamayı ihmal etmeyin. Aslında burada kaybolmadığınız sürece rotaya da ihtiyacınız yok. Çıkın ve dönüşünü hatırlayacağınız bir yöne yürüyün. Her yön size ayrı ve eşsiz bir güzellik sunacaktır. Gito’nun başka bir sihiri de her gün aynı rotayı da yürüseniz sizi başka bir güzelliğiyle karşılaması. Gökyüzü kar taneleri gibi her an başka bir şekle bürünür. Tüm bu yürüyüşleri yapar ve planlarken akşam gün batımını hakim bir tepede karşılamayı ihmal etmeyin. Eğer o anda yeterince sessiz olursanız güneşin bulutlara değdiğinde çıkardığı sesi duyabilirsiniz. Zaten guruba karşı oturduğunuzda bırakın ses çıkartmayı hareket etmek bile bu güzelliğe içten içe duyduğunuz saygıdan mümkün olmayacaktır. Sonrasında gelen geceyi orada geçirecekseniz gerçekten şanslısınızdır. Açık bir gecede yıldızlar ceviz kadar büyük ve elinizi uzattığınızda tutacak kadar yakındır size. Ama tutmak istemezsiniz çünkü onlar orada güzeldir. Doğanın sesi, yaylanın müziği içinizi öyle ısıtır ki, yaz kış soğuk olan geceleri üşütmez sizi Gito’nun.

Gito’ya GitmekFotoğrafı büyük boyutta aç

Sabah yürüyüşlerine başlamadan önce kuvvetli bir kahvaltı, son lokma ekmeği tereyağlı pekmeze banıp, demli çaydan son bir yudum almak ve ardından yola düşmenin verdiği keyif bir başka. Gito’nun yürüyüş yollarında hatırlıyor insan, varlığının bir toz zerresi kadar yer kapladığını.

Birçok yaylanın aksine kış aylarında da ziyaretçileri olan Gito her mevsim ayrı büyüler insanı. Yayla, bakarsınız masalsı bir manzara sunuverir ziyaretçisine, bakarsınız sisle kaplı bir sessizlik payınıza düşer. Başına buyruktur iklimi de doğası gibi, sizden uyum bekler. Yeterince dikkatliyseniz Karadeniz’in bu saklı hazinesinde gözler çevrenin yeşilini, bulutların beyazını ve gökyüzünün mavisini mutlulukla yeniden keşfeder Gito’da, sonra o renkler ses olur kulaklara ulaşır, lezzet olur damaklara yerleşir, tüm benliğinize siner.

Zamanın durduğu yer değildir Gito, zaman orada yavaşlamaz, dünya daha ağır dönmez. Zamanı size geri verir. Siz yukarı çıktıkça aşağıda bıraktırır size dertlerinizi. Orada soluduğunuz hava, içtiğiniz su, uyuduğunuz uyku, gözünüzün gördüğü tüm güzellikler ve insanların sıcacık kalpleri nereden geldiğinizi, nereye döneceğinizi unutturur. Belki de olumsuz olarak söylenecek tek şey budur burası için. Ne kadar büyük bir coşkuyla giderseniz gidin, ne kadar kalırsanız kalın dönerken hep üzülürsünüz.

Bir kez gitmeye görün, bir daha unutamayacaksınız bu yolculuğu. Evinize döndüğünüzde ise hatıranızda sadece anlatılamaz bir huzur ve kıymetli bir deneyimin tadı kalacak. Bir bağımlılık, bir tutku olacak görmeyi ve duymayı bilenlere; Gito’ya gitmek.

Diğer fotoğraflar

Bu içerik Rizeliler Dergisi'nin Sayı 7 · Mayıs 2012 · s. 72 sayfasında yayımlanmıştır. Metin dergi baskısından aktarılmıştır; özgün sayfa düzeni için sayının PDF'ine bakabilirsiniz.