Rize ve Rizelilerin buluşma platformu · 2011'den beri
Teknoloji

Tekno Dünya Ve Yeni Ürünler

İnsanlığın yeni teknolojiler arayışında olmasının nedeni sizce sadece hayat standartlarını yükseltmek için midir? Acaba bizden önceki insanlar teknolojiden yoksunken bizden daha mı mutsuzdular? Teknoloji konusunda, geçmişten günümüze uzanan bu gelişmelerin çoğunun savaşlar sırasında olması insanoğlunun açgözlülüğünün sonucu mu yoksa sevdiği değerleri koruma gereğinin ortaya çıkışı mı? Eğer bir suçlu arayacaksak, kutsal olan insan hayatına, zarar veren bazı teknolojileri mi suçlamalıyız yoksa kutsal olan bilimi zararlı şekilde kullanan insanlığı mı?

Teknolojinin gelişim süreci gösteriyor ki insanlık, önünde duran mükemmel örnekleri taklit etme çabası içinde. Mesela bilimkurgu filmlerinde bolca işlenen insansı robotlar hayal gücünün sınırlarını zorlarken, birçok insanın kendisine “Neden olmasın?” sorusunu aklına getiriveriyor? Peki, insanların böyle bir arayışta olmasının nedeni nedir sizce? Kendisine günlük hayatta yardım edecek bir şeylerin olması mı yoksa kendisine sadık olan bazı şeylerin varlığını hissetmek istemesi mi?

Genel olarak bizim aklımıza yukarıdaki sorular gelmez, ama bence gelmeli, çünkü neyi istediğimizi çok iyi bilmeliyiz. Teknolojinin büyüsü bizi bir rüya âleminde gezdirebilir; ama insan olarak kâbusları önlemekte bizim elimizde. Bol sorulu bir girizgâhtan sonra “bu ne biçim teknoloji sayfası yazarı” diye düşünebilirsiniz, niyetim teknolojiyi karalamak değil tatbikî, aksine fanatiğiyim. Ama amacını aşan her şeye de karşıyım. Bundan böyle, şartlar imkân verdiği ölçüde teknoloji ve bilimle alakalı görüşlerimi ve izlenimlerimi yukarıdaki eksen çerçevesinde sizlerle paylaşacağım.

Bu hafta sizlerle e-kitap diğer adıyla (Reeder) okuyucu tanıtmaya çalışacağım. Kitap okumayı seviyorsunuz ama yanınızda taşımak zor geliyor, yok hayır, zor gelmiyor ama sadece kitap değil ki, aylık bir dergi, haftalık bir dergi ve günlük bir gazete derken ben bu kadar şeyi nereye sığdırayım diyorsunuz (evde zaman geçirmediğinizi farz ediyorum). İşte tam burada dezavantajlarıyla beraber teknoloji yardımımıza yetişiyor. Geniş hafızası, hafif oluşu, e-ink (e-mürekkep) ve e-paper (e-kağıt) özelliği ile gözleri yormayışı, kablosuz ağlara bağlanabilmesi, müzik dinlememize imkan sunması gibi gelişmiş özellikleri ile reeder derdimize derman gibi. Nedir bu e-ink ve e-paper.

Bildiğimiz lcd veya tft ekranlar, gerek yansımalarıyla, gerekse ışıklarından dolayı gözlerimizi yorar. Bu durumu tüm bilgisayar kullanıcıları bilir. Bir ikincisi, bu tip ekranlar sürekli arkadan aydınlatmaya gerek duyduklarından ve piksellerin istenen renklerde kalabilmesi için bataryayı sürekli kullanır ve kısa bir sürede bitmesine neden olur. Ancak e-ink ekranda ise durum farklı. Kâğıda mı yoksa ekrana mı baktığınızı bile anlamıyorsunuz.

Teknolojisi özetle şöyle açıklayabiliriz: Bir yüzü siyah bir yüzü beyaz olan milyonlarca bilye var. Bu bilyeler elektrik yükleri yardımıyla çevrilebiliyorlar. Ve siz bu dönmeler sonucu ya beyaz yüzü ya da siyah yüzü görüyorsunuz. Minnacık bir sürü bilye harfleri, harfler kelimeleri, kelimeler cümleleri derken… Ve en önemlisi de bir kere çevirince bir daha elektrik uygulamanıza gerek yok. Böylece bataryanızın ömrü çok daha uzun olabiliyor. Yapısından dolayı yansıma olmuyor tıpkı kitabınızın sayfaları gibi.

“İyi hoş, ama kitabıma not alabiliyorum ben, bu şey o işi görmez ki” demeyin. Cihazımız dokunmatik ekranlı, ekran klavyesi ile istediğiniz sayfaya not alabiliyor, ayraç koyabiliyorsunuz. İsterseniz binlerce kitaba ayraç koyun, listeden istediğinizi seçip okumaya devam edebiliyorsunuz. Asıl sürpriz bence şu; İngilizce kitap okuyorsanız eğer, bilmediğiniz bir kelime çıkarsa karşınıza, parmağınızın ucuyla kelimeye dokunuyorsunuz ve anlamı hemen ekrana çıkıveriyor. İsterseniz başka dil desteğini de yükleyebilirsiniz. Reeder aslında bir Linux yüklü mini bir bilgisayar; ama kitap okumak için özelleştirildiğinden küçük netbook’lardan daha da avantajlı, eğer sadece okumayı düşünüyorsanız, şarj süresini de göz önüne aldığınız zaman Ipad ve Samsung’un tabletinden de daha avantajlı, topu topu 240 gr ve 6” ekranı sahip ama binlerce kitap alabiliyor. Bilgisayardan güncelleme yapabiliyorsunuz, pdf ve pob uzantılarını destekliyor. Resim ve müzikte cabası. Tabi ki favorim renksiz ekranlı olanı. Ötekilerde sanki amacından uzaklaşıyor gibi biraz. Denemekte fayda var diyorum.

Dezavantajlarına gelince, bence kitap her zaman kitaptır. Havasıyla, kokusuyla… Ve kitabın yazar ile okuyucu arasında bir köprü olduğunu düşünenlerdenim. Burada işin felsefesine girmek istemiyorum ama iki cümle ile bahsedecek olursam, kağıt üzerinde kalemin gezmesinde, mürekkebini kağıda akıtmasında, ve sayfaları çevirirken çıkardığı seste başka bir şey var bence. Tabi reeder demek artık kitap yok demek değil. Gerektiğinde reedera başvurmak demek. Tabi birde yayın evleri bastığı kitapların e-book versiyonlarını satmıyorlar oda ayrı bir şey. Bu ne kadar zaman alır bilinmez ama var olanlar yeter gibi. Gazetelerin ve dergilerin pdf versiyonlarını bulmak daha kolay, birçoğu kendi sitesinde yayınlıyor zaten.

Yazıma son verirken, kitaplarımızı raflarda tozlanmaya terk etmeyelim diyor, internetten korsan pdf leri bulup hakka girmeden bol okumalı bir kış mevsimi diliyorum sizlere.

Bu içerik Rizeliler Dergisi'nin Sayı 3 · Ocak 2012 · s. 76 sayfasında yayımlanmıştır. Metin dergi baskısından aktarılmıştır; özgün sayfa düzeni için sayının PDF'ine bakabilirsiniz.