Az sözle çok şey anlatan, insanın hayata bakış açısını değiştirebilecek bir kitap… Muhteşem bir roman… Simyacı, Brezilyalı eski şarkı sözü yazarı Paulo Coelho’nun, yayınladığı 1988 yılından bu yana dünyayı birbirine katan, eleştirmenler tarafından bir “fenomen” olarak değerlendirilen üçüncü romanı. Yüreğinde, çocukluğunu yitirmemiş olan okurlar için bir “klasik” kimliği kazanan Simyacı, özellikle felsefeyi sevenlerin mutlaka okuması gereken bir kitap. Yazar, bazı değerler hakkındaki fikirlerini çok güzel cümlelerle anlatmış. Dili gayet akıcı olan bu kitaptan herkesin çıkartabileceği dersler var. Hiç sıkılmıyor insan okurken. Yalnızca okurken değil, okumayı bitirdikten sonra uzun bir süre etkisini bırakıyor okuyucu üzerinde.
Simyacı, İspanya’dan kalkıp Mısır Piramitleri’nin eteklerinde, hazinesini aramaya giden Endülüslü çoban Santiago’nun masalsı yaşamının felsefi öyküsü. Sanki bir “nasihatname”: “Yazgısına nasıl egemen olacaksın, mutluluğunu nasıl kuracaksın?” sorularına yanıt arayan bir hayat ve ahlak kılavuzu. Mistik bir peri masalına benzeyen romanın altı yılda, kırk yedi milyondan fazla okur bulmasının gizi, kuşkusuz, onun bu kılavuzluk niteliğinden kaynaklanıyor. Simyacı’yı okumak, herkes daha uykudayken, güneşin doğuşunu seyretmek için, şafak vakti uyanmaya benziyor.
Fotoğrafı büyük boyutta açPaulo Coelho’yu Paulo Coelho yapan, verdiği mesaj açısından gayet büyüleyici olan bu romanı kesinlikle okumalısınız.