Rize ve Rizelilerin buluşma platformu · 2011'den beri
Rize'den Haberler

Rize’nin Temel Sorunları

Dr. Ali Rıza SAKLI

Başlığı bu şekilde belirleyince, gayet harcıâlem ve bilindik konulara değineceğimi düşünebilirsiniz. Ama öyle yapmaya niyetim yok… Rize denilen bu “cennet” coğrafyanın neden ekonomik refah ve sosyal düzey yönüyle bir cennete dönüştürülemediğini irdelemek istiyorum.

Görünüşte iki başbakan çıkarmış ender bir il olan Rize’nin, nasıl olup da temel sorunlarını çözemediğini anlamak mümkün değildir. Birinci başbakanın dönemi çoktan bitti, ikincisinin başbakanlıktan cumhurbaşkanlığına geçme arzusu içinde olduğunu herkes biliyor. Cumhurbaşkanlığı makamı, il düzeyinde sorunların çözümüne başbakanlık kadar müsait olmayacaktır. O yüzden bazı şeyleri şimdi söyleme zamanıdır. Şu anda Rize’de yaşanan trafik sorunu ve duble yolun Rize geçişindeki yapım sorunları, Mesut Yılmaz’ın başbakanlığı döneminde inşaat mühendisi bir belediye başkanı ve aynı meslekten bir milletvekilinin bulunduğu dönemde yapılan yanlışların bir sonucudur. Emniyet şeridi bulunmayan, yan yoldan girişlerde hızlanma şeridi olmadan doğrudan trafiğin içine dalmayı gerektiren yollar var Rize’de… Merkez kavşaktan Tıp Fakültesi kavşağına kadar dış yola çıkılamadığından, nüfusu 100.000’e varmayan şehirde sabah ve akşam saatlerinde trafik sorunu yaşanıyor. Rize’de halen bir beş yıldızlı otel ve alışveriş merkezi (AVM) bulunmamaktadır. Yapılan anlaşma gereği Yeni Şehir Stadı’nı yapan şirket, eski stadyumun yerine otel ve AVM yapacaktı. Ancak, AVM’lerin şehir merkezindeki esnafı etkilememesi ve şehir dışından müşteri alabilmesi için bağlantı yollarına yakın yerlerde olması gerekiyor. Söz konusu şirkete bağlantı yollarına yakın yerlerde arsa temin edilemiyorsa, hem ilin trafik sorununu çözmek hem de eski stadyumun yerine yapılacak AVM’ye doğrudan bağlantı yolu ile ulaşım sağlamak için Çaykur’un yanında duble yola bir kavşak açılmalıdır.

Rize ilimiz siyaseten güçlü olduğu halde bürokrasi itibariyle zayıf bir ildir. Siyaset gücünden yararlanmayı sağlayacak projeleri üretecek ve çözümleri sağlayacak bürokratik altyapı olmadığında, siyasi güç işlev kazanamamaktadır. Bu durumu her iki başbakan döneminde de yaşadık, yaşamaya devam ediyoruz.

Çay sektöründe, 1984’ten beri sadece 5 maddelik bir Çay Kanunu mevcuttur. Bugüne kadar geçen 29 yılda; çok sayıda özel sektör fabrikası kapandı ve kapanan her bir fabrika ile birlikte hem şirket sahiplerinin hem de müstahsilin parası battı. İki yıla varan uzun yaş çay bedeli ödeme süreleri halen devam ediyor. Yabancı çaylar kaçak olarak ülkeye giriyor ve ülke içinde satışa sunulabiliyor. Bütün bunlara çözüm arama noktasında girişilen çabalar sonuçsuz bırakılıyor ve müstahsilin sorunları çözülmüyor. Rize ilinin kalkınmasına katkı sunabilecek en önemli sektör turizm iken; doğa turizmi, eko turizm, akarsular, yaylalar ve diğer potansiyel değerler öylece duruyor ve turizmde bir ilerleme sağlanamıyor. Çölde yaşayan suya hasret Arap turistlere, sadece kalabalık aileleriyle ve aile mahremiyeti içinde tatil yapma imkânı sağlayabilsek, başka bir şeye gerek kalmadan Rize turizmi büyük kazançlar sağlayabilir. Ama bu konuda bir ilerleme sağlanamıyor.

Rizeli’nin 1930’lardan beri hayallerini kurduğu Rize-İspir-Erzurum yolu, nihayet uzun bir tünelle geçilme noktasına geliyor. Şimdi bu yolun imkânlarından yararlanmak üzere yörede bir lojistik merkez kurulması; denizyolu, demiryolu ve karayolu taşımacılığının bir noktada buluşması planlanıyor. Komşu ilin akıllı bürokratları hemen Rize-Trabzon arasında bir lojistik merkez kurma fikrini ortaya atıyorlar ve bu fikri bakanlıklar düzeyinde tartışarak Başbakan’a kabul ettiriyorlar. Bu şekilde, İyidere-Ovit-Erzurum yolunun sağlayacağı imkânlar Çamburnu Yeniay yöresinde kurulacak lojistik merkeze bağlanacak ve burasının gelişmesini sağlanacaktır. Başbakan da, bunu Rize’ye bir müjde olarak veriyor. İyidere’nin denize ulaştığı noktada deniz derinliği dâhil her şey Çamburnu’ndan daha müsaitken, Rize yöneticileri ve siyasetçileri susuyor.

Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı (DOKA) altı ili kapsadığı halde, sadece bir ilin kuruluşu haline geldi. Bu kuruluşun kurulma amacı, bölgeler arası gelişmişlik farkını azaltmaktır. Ama bölgenin en gelişmiş ilini daha da geliştirmeyi misyon edinmiş görünmektedir. Rize’nin kalkınması ve gelişmesinin önünde çok sayıda temel sorunun var olduğunu söyleyebiliriz. Ama bu temel sorunların çözülmesini engelleyen bir başka olgu var ki, ilin imkânlarını kullanmasını ve potansiyelini değerlendirmesini engellemektedir. Bu sorun, ilin kalkınmasından ve gelişmesinden sorumlu siyasetçi ve bürokrat kesiminin elini taşın altına koymamasıdır. Bu sorun bazen yetersizlikten, bazen de enerji kaybı ve tükenmişlikten beslenebilmektedir.

Bu içerik Rizeliler Dergisi'nin Sayı 18 · Nisan 2013 · s. 15 sayfasında yayımlanmıştır. Metin dergi baskısından aktarılmıştır; özgün sayfa düzeni için sayının PDF'ine bakabilirsiniz.