Rize Barosu’nca İsmail Kahraman Kültür Merkezi’nde “Yeni Anayasa Sürecinde Temel İlkelere Yaklaşımlar’’
konulu panelde Ateş Hatinoğlu yaptığı konuşmada, yeni bir anayasanın zorunluluk olduğunu belirterek, “Anayasa 17 kez değiştirildi. Yeni bir anayasa yapmak mecburiyetindeyiz. Ancak 17 kez değiştirilmesine rağmen yeni bir anayasa yapmayı bir türlü beceremedik. Bunun sorgulanması gerekir,’’ dedi.
Türkiye’deki tüm sıkıntıların ve buhranların nedeni olarak anayasanın gösterildiğini öne süren Hatinoğlu, “Anayasada, ‘Türkiye Cumhuriyeti insan haklarına dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir’ yazınca Türkiye tam anlamı ile laik, insan haklarına duyarlı ve demokratik bir ülke olmaz. Önemli olan bunu yazmak değil bu kanunun ne kadar uygulanabildiğidir. Nedense her sözümüz millet ile başlar. Ancak bu milletin ismi olan Türk’ü telaffuz etmekten çekiniliyor. Diğer anayasalar incelendiğinde hiçbir anayasada vatandaşı denilmez, Alman denir, Fransız denir. Biz yeni anayasada, 1982 Anayasası’ndaki vatandaşlık tanımının olduğu gibi, aynen korunması gerektiğini savunuyoruz,’’ diye konuştu. Hiçbir etnik yapıyı temsil edemeyecek grupların yeni anayasada söz sahibi olmaya çalıştıklarını savunan Hatinoğlu, şunları kaydetti:
“Kamuoyu oluşturan bu gruplara karşı sesimizi yükselteceğiz. Ben de Laz’ım. Anadilim de Lazca, ancak hiçbir zaman Lazca’yı Türkçe ile kıyaslama gafletine düşmedim. Herkesin anadilini öğrenme ve konuşma hakkı vardır. Ancak anadilde eğitim çok büyük bir tehlikedir.’’