Pazar İlçesi’nde 17 yıllık çabanın ardından avokado ağaçları bu yıl bol miktarda meyve vermeye başladı. Meksika ve Guatemala’da üretilen, son yıllarda ise Türkiye’nin güney sahillerinde deneme yetiştiriciliği yapılan avokado meyvesi, Pazar
İlçesi’nde de yetiştirilmeye başlanmıştı. Üretici Hasan Acıyan, 17 yıl uğraştıktan sonra avokado meyvesini yetiştirmeyi başardığını belirterek, “17 yıl önce Antalya’da ilk kez gördüğüm bu meyvenin memleketim Rize’de de yetişebileceğini düşünerek çekirdek ve fidanlarından getirdim. Kirazlık Mahallesi’ndeki evimizin bahçesine 20 çekirdek ektim’’ dedi.
Ek gelir hanesine avokado da eklenebilir
Birkaç yıl içerisinde fidanların boy vermesinin kendisini umutlandırdığını dile getiren Acıyan, şöyle devam etti: “Ancak ağaçlar büyüyüp serpilmesine rağmen maalesef meyve vermediler. Arkadaşlarıma, misafirlerime verdiğim fidanlardan, onlar da ektiler. Ancak onların fidanları da büyüyüp ağaç olmasına rağmen bir türlü meyve vermediler. İnat ettim ve sürekli değişik tohumlarla fidanlardan ektim. En son 5 sene önce ektiğim bir çekirdekten büyüyen ağaçta 10 tane avokado meyvesi büyüdü. Bir insanın yeniden çocuğu olur ya, işte aynen öyle sevindim. Her geçen sene meyve sayısı arttı. Bu yıl 50 tane meyve aldım. Büyüyen meyvelerin çekirdeklerini sakladım. Şimdi aynı cins üzerinden üretime başlayacağım.’’ Avokadonun pahalı ve zor bulunan bir meyve olduğunu ifade eden Acıyan, “Rize’de çaya bağımlı üreticilerin kivi ile başlayan ek gelir hanesine avokado da eklenebilir’’ dedi.
Dünya üniversiteleri seviyesine yükselebilmek
“Bologna Süreci’ndeki asıl amaç Rize Üniversitesi’ni dünya üniversiteleri seviyesine yükseltmek, yurt dışındaki üniversitelerle diploma denkliği sağlamak ve Rize Üniversitesi’nin yerli ve yabancı öğrenciler tarafından tercih edilen bir üniversite olmasını sağlamaktır. Bologna Sürecinin oluşturmayı hedeflediği Avrupa yükseköğretim alanı içerisinde yer alan ülke vatandaşları, yükseköğrenim görmek
Uluslararası Gönüllüler Günü’nü kutlayan Özer, Türkiye ve dünyanın daha çok gönüllüye ihtiyacı olduğunu, hiç kimsenin ‘ben ne yapabilirim’ dememesi gerektiğini, herkesin gönüllü olması gerektiğini vurguladı.