Çaykur Genel Müdürü İmdat Sütlüoğlu, Çaykur Genel Müdürlüğü’nde düzenlenen 2012 Yılı Değerlendirme Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, Doğu Karadeniz’de 758 bin dekar alanda 205 bin üreticinin iklim şartlarına göre yıllık 1 milyon 100 ile 1 milyon 250 bin ton arasında yaş çay ürettiğini, çayın bölgeye yıllık getirisinin 2 milyar lira olduğunu belirtti.
Çaykur olarak 9 Mayıs’ta yaş çay alımına başladıklarını, 14 Ekim’de kampanyanın tamamlandığını ifade eden Sütlüoğlu, şöyle devam etti:
makinelere gidiyor ve paketleniyor. Dünyanın en teknolojik altyapısına sahibiz,’’ diye konuştu.
Sütlüoğlu, 2012 yılında 3 bin dekar olan organik çay tarım alanını 11 bin dekara çıkardıklarını, en büyük projelerinin tamamen organik tarıma geçilmesi olduğunu söyledi.
2013 yılı hedefleri
Sütlüoğlu, gelecek yıl üreticilerin hayatını kolaylaştıracak projeleri uygulamaya geçireceklerini belirterek, şunları söyledi:
“Ruhsatsız çaylıkların “Müstahsilimize yaş çay bedeli olarak ruhsatlandırılmasını sağlayacağız. 2012 yılında 721 milyon lira ödeme Üreticilerden randevulu sistemde çay gerçekleştirdik. 35 milyon liralık bir alacağız. Ayda dört gün içerisinde yatırım gerçekleştirdik. İç pazarda yıl sonuna kadar 115 bin ton kuru çay satışı üreticimiz çayını Çaykur’a satmış olacak. Küçük üreticimiz kendi gerçekleştirmeyi planlıyoruz. İhracatta tercihine göre bizimle 4 gün muhatap ise 3 bin ton seviyesindeyiz. İhracat olacak. Dünyanın en kapsamlı rakamlarında henüz istenen seviyeye paketleme fabrikasının gelemedik. Dünyada temelini atacağız. ürettiği çayı paketleyip
Dünyanın
Organik çaylıkların satan en büyük genişletilmesi için firmasıyız. Kendimize çalışmalarımızı yeni bir dünya yoğunlaştıracağız. markası oluşturma
en kapsamlı
paketleme
fabrikasının
Çaylıkların üzerine kar hedefi koyduk. İhracatı ve ihracat temelini atacağız. yağdığı için bölgenin tamamını sadece yaptığımız ülkelerin kimyasal gübreden vazgeçerek organiğe sayısını artırmayı hedefliyoruz. 2023 dönüştürebiliriz. Yasal düzenleme ile yılında 50 bin ton ihracata ulaşmayı çaylıkların tamamını organik yapmayı hedefliyoruz.’’ Sütlüoğlu, bu yıl çok ciddi yenilikler yaptıklarını kaydederek, hedefliyoruz.’’ Sektördeki sorunların giderilmesi için yasal düzenleme “Son 30 yılın en yüksek kapasite artırımını gerçekleştirdik. Toplam 46 fabrikamızda günlük 6 bin 600 ton olan yaş çay işleme kapasitemizi 7 bin 200 tona çıkardık. Çevre dostu yatırımlara önem vererek yedi fabrikamızı doğal gaza dönüştürdük. Dört fabrikamızı yeni kazan sistemine dönüştürdük. Fabrikalarımızın tamamını çevreci yapmak için çabalıyoruz,’’ dedi.
Teknolojik alanda çok ciddi yatırımlar yapıldığını vurgulayan Sütlüoğlu, “Çay boşaltma ünitelerini otomatik hale getirerek zamandan ve iş gücünden tasarruf sağlayarak verimliliği arttırdık. Robotik kollu boşaltma makineleri ile birçok sorunun önüne geçtik. Daha önce üzerine ayakla çıkılarak boşaltılan çaylar teknolojik imkanlarla boşaltılıyor. Çay artık el değmeden boşaltılıyor, çalışmasını sürdüreceklerini dile getiren Sütlüoğlu, “Çayın kapsamlı bir yasal düzenlemeye ihtiyacı var. Müstahsilin, üreticinin, sanayicinin, tüketicinin korunacağı, olumsuzlukların ortadan kalkacağı yasal düzenleme çalışmalarını sürdürüyoruz. Çalışmaları yasal düzenlemelerle sonuçlandırmak istiyoruz. Ürün yelpazesini genişleterek soğuk çay ve meyve aromalı çay araştırmalarımız devam ediyor. İç ve dış pazar payını büyütmeyi hedefliyoruz,’’ dedi.
Kaçak çay sorunu
Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde kaçak çay içme alışkanlığının yaygın olduğunu öne süren Sütlüoğlu, “Kendi çayımız var. Kaçak çayın zararlarını her fırsatta anlatıyoruz. Kanserojen özelliği var, kısırlığa sebep olmakta, katkı maddeleri nedeniyle insan sağlığını tehdit etmektedir. Kendimiz çocuklarımızı düşünelim. Bizim de eksiklerimiz var. Damak tadına saygımız var. Damak tadına uygun çay yapmak zorundayız. Vatandaşımızın geçiş yapması noktasında çalışmamız lazım,’’ diye konuştu.
Sütlüoğlu, taklit çayların da ciddi sorun oluşturduğunu, bir çok firmanın paketlerini Çaykur’a benzeterek sattığını, yaptırımların ve cezaların az olması nedeniyle bu yola başvuranların fazla olduğunu sözlerine ekledi.