Nefes almadan yaşayabilir misiniz? Nefes almak için neye ihtiyacınız var? Damarlarınızda dolaşan kanın en önemli görevinin ne olduğunu biliyor musunuz?
Yanımızdan geçip giden ambulanslara, megafondan, radyo-tv frekanslarından geçen anonslara aldırış etmeyiz. Çünkü geçip giden ambulansta yatan “ben” değilim, kan aranılan kişi de “ben” değilim. Önemsiz. “Allah acil şifalar versin!” Bu dua yeter. Taa ki o gün sıra “bana” gelene kadar.
Nefes almadan yaşayamayız. Nefes almak için oksijene ihtiyacımız var. Oksijenin hücrelere taşınması içinde kana ihtiyacımız var. İçimizde biriken artıkların dışarı atılması için de kana ihtiyacımız var. İşte bu kadar hayati öneme sahip her zerre kan.
Ve işte bu yüzden bir gün o zerre kana siz ya da yakınınızın ihtiyacı olabilir. Yanınızda geçip giden ambulansta sizin yakınınız ya da siz olabilirsiniz. Aranılan kan sizin veya sevdikleriniz için olabilir. Bu yüzden o güne hazırlık için “KAN BAĞIŞI”nda bulunmak gerek. Vereceğiniz bir ünite kandan üç ayrı kan ürünü hazırlandığını yani üç cana can kattığınızı bilin.
Şuan Rize’de bir damla kana ihtiyaç duyan bir sürü hemşehrimiz var. Rize Kızılay Kan Bağış Merkezi Müdürü Dr. Ali Öner, ihtiyaç duyulan kan miktarını karşılayamadıkları söylüyor. 12-13 bin ünite kana ihtiyaç varken şuan elde sadece 6 bin var. Koca Rize’de sadece 2500 kişi düzenli kan bağışında bulunuyormuş. Bu sayı çok ama çok az.
Unutmayın, bir gün size de gerekebilir. Bu yüzden haydi, Rizeli hemşerilerimiz, sloganımız “Yaşamak için yaşat!” olsun, kan verelim can olsun. Ama sadece Rize için kısıtlı kalmasın. Her zaman düzenli olarak, doktorların öngördüğü sürece, nerede yaşıyorsak oraya nefes verelim.