Yazıcı, Rize Ticaret Borsası Toplantı Salonu’nda düzenlenen, “Çay Sektörü Sorunları ve Çözümü Toplantısı’’ kapanış töreninde gazetecilere yaptığı açıklamada, Rize’nin batıya taşınacağı yönünde haberi sabah okuduğunu belirterek, şunları söyledi: “Vali Bey de hayretle benimle paylaştı. İsmi geçen bakan arkadaşımı aradım. ‘Hayrola nedir, şehrimi bir tarafa kaydırıyorsunuz’ diye sordum. Kesinlikle öyle bir beyan, ne sözü edilen raporda, ne de Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan gelen arkadaşların bilgi olarak bakanlığa sundukları yazıda böyle bir şey yok. Ne de sayın bakan, gitmeden burada benimle konuştu. Böyle bir beyanı olmadı.’’
Yolu’nun bitirilmesi halinde ‘Şehir biraz daha o tarafa kayabilir, genişleyebilir’ açıklaması oldu. Kaymaktan kasıt şehri alıp o tarafa götürmek değil, yerleşimin o alana yayılması anlamında. Kaymak sözünden şehir gidiyor, kayıyor deniliyorsa çok yanlış bir şey. Gazetenin manşetinde ifade edildiği şekilde ne bir kayma var, ne bir beyan. Ben tanık değilim. İsmi geçenlere de sorabilirsiniz. Rize’nin herhangi bir yere kayması söz konusu değil.’’
Fotoğrafı büyük boyutta açRize’de yaşanan selle ilgili dün detaylı incelemeler yaptıklarını vurgulayan Yazıcı, şunları kaydetti: “Çevre ve Şehircilik Bakanı, Ulaştırma Bakanı ve Tarım Gıda temeller üzerinde kurmak ve geleceğe dönük çalışmalar yapmak durumundadırlar. Bu aynı zamanda ülkenin ihtiyaç duyduğu nitelikli kuşakların çağın ihtiyaçları doğrultusunda yetiştirilerek, geleceğin bugünden kurgulanması demektir.’’
Eğitiminin 21. yüzyılda iki önemli özelliği olduğunu kaydeden Yazıcı, şöyle devam etti: “Hayat boyu öğrenme ve bilgi toplumu olmak. Bilgi toplumu maldan çok bilgi üreten bir toplumdur. Bilgi toplumuna geçişte stratejik kaynak sermaye değil, bilgidir. Biz de ülke olarak sadece teknolojiyi kullanmakla yetinemeyiz, Türkiye teknolojiyi üreten bir ülke olmalıdır. İşte bu noktada üniversitelerimizin asli vazifesi bilgiyi üretmektir.
Fotoğrafı büyük boyutta açÜniversitelerimiz, dünya standartlarında bilgi üretmeye, akademisyenlerimizin çalışmaları dünyada ses getirmeye başlayınca Türkiye çok daha güçlü bir ülke haline gelecektir.’’
ve Hayvancılık Bakanımız ile brifing aldık. Size orada konuşulanlardan başka, kapalı ortamda hiç farklı bir şey söylenmedi. Aynı şeyleri tekrarladık. Haberde nitelendiği şekilde, bir beyan, bir yorum, bir değerlendirme söz konusu değil. Ancak şehirdeki hasar tespit çalışması devam ediyor. Afet ve Acil Durum Başkanlığı’nın yaptığı bir çalışma var. Bunlar bir rapor hazırlayacak.
Bunlar dükkanlardaki zarar, ziyan ile ilgili bir ham rapor hazırlamış olabilirler. Rapor denebilmek için bütün bunların toplanıp bir sonuç ortaya koyacak şekle dönüşmesi lazım. O boyutta bir rapor yok. Bir taraftan da Orman ve Su İşleri Bakanlığı’nın elemanları çalışma yapıyor. Aynı zamanda binalarda, yollarda meydana gelen zararla ilgili çalışma yapılıyor.
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndaki arkadaşlar da gelmiş, gözlemlemişler. Bilgi notunu bakanlarına sunmuşlar. Ben Bakan Beyle konuştuğumda ‘Raporda böyle bir şey var mı?’ diye sordum. O da ‘Kesinlikle böyle bir değerlendirme yok’ dedi.’’