Rize ve Rizelilerin buluşma platformu · 2011'den beri
Röportajlar

Mehmet Çavuşoğlu Başarı Dolu Öyküsünü Anlattı

Bursa’ya gerçekleştirdiğimiz ziyaret sırasında başarılı bir iş adamı olan Mehmet Çavuşoğlu’nu ofisinde ziyaret ettik. Bursaspor’un da yöneticiliğini yapmış olan Mehmet Çavuşoğlu, Rize’den Bursa’ya uzanan başarı dolu öyküsünü bizimle paylaştı.

Mehmet Bey sizi tanıyabilir miyiz?

1963 yılı Rize Merkez Topkaya Köyü’nde doğdum ve askerliğe kadar da Rize yaşadım. Askerden sonra ise Bursa’ya taşındım. Rahmetli babam 1946 yılında Bursa’ya gelmişti. 16 ay kadar gurbet geçmişi vardı. Burada kendi köyümüzden yaklaşık 100 hane var. Bizde Bursa’ya gelerek burada yaşayan hemşehrilerimiz arasına dahil olmuş olduk.

İş hayatına nasıl başladınız?

İş hayatıma rahmetli dayımla beraber inşaat işiyle başladık ve ardından 1986 yılında bir market satın alarak devam ettik. Satın aldığımız market çok büyük bir işletme değildi. Çok çalışarak kısa zamanda yüksek ciro yapan bir işletme haline getirdik. Rahmetli babam merhametli ve yardımseverliliğiyle bilinirdi ve mahallenin “Hacı Bakkalı” olmuştu. İşletme büyüdükçe önemli markaların bayiliklerini almaya başladık. 80 kamyonet ve 150 çalışanla Bursa’nın büyük firmaları arasına girdik. 25 yıldır gıda sektöründe hizmet veriyoruz. Kardeşim Muhammet bey ile birlikte çok başarılı olduk ve güzel çalışmalara imza attık. Şuan lokomotif firmamız inşaat medikal firması ve Türkiye’de ilk jel akü üretimi ve satışı yapan firmaların da sahibiyiz.

İnşaat sektöründeki çalışmalarınızdan bahseder misiniz?

İnşaat sektöründe konut, ofis ve iş yerleri yapıyoruz. Aile şirketiyiz ve yeni açılan imar bölgelerinde sanayi dükkanı inşaatımız devam ediyor. 22.588 m 2 projenin % 80 aşamasına gelindi şubat ayında teslimatlarımızı yapacağız. Kısa adı Otimer olarak “Osmangazi Ticaret Merkezi” şehir merkezinde lojistik olarak tam merkez sayılacak konumuyla birçok orta ölçekli işletmelerimize yeni yerlerinde faaliyet göstereceklerdir.

Mehmet Çavuşoğlu Başarı Dolu Öyküsünü AnlattıFotoğrafı büyük boyutta aç

İnşaat sektöründe kalite neye bağlıdır?

İnşaattaki önlemler, deprem yönetmeliği, yangın yönetmeliği, mantolama, fore kazık, jet grout ve yeni teknoloji kullanımı tüm ülkede inşaatın kalitesini arttırmıştır. Yapı denetim firmalarının etkinliği inşaat malzemelerinin standart ve kalitesi beraberinde jeofizik (toprak analizi) bu işin belirleyici unsuru haline gelmiştir. Türkiye’de inşaat sektörü hem kaliteli hem de beton standartları çok üst düzeyde olduğundan katkı maddesi ilavesiyle zamandan kazanma şansımız olmuştur.

Kentsel dönüşüm projelerini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Kentsel dönüşüm projeleri, globalleşen dünyada devletin halka hizmet anlamında verilen mücadelede kentsel dönüşümü destekliyorum. Şehir dışında TOKİ ve belediye emlak konut çalışmaları yapmasının faydalı olacağını düşünüyorum.

Bursaspor yöneticiliğiniz nasıl başladı? Bursaspor’da hangi başarılara imza attınız?

Bursaspor yöneticiliği öncesi; havasını soluduğum, ekmeğini yediğim şehrimizde sosyal sorumluluk anlamında birçok mücadele verdik. Gurbette yaşamayı başarmak daha zordur. Verdiğimiz mücadeleler ticaretimizin dışında çok sevdiğim futbol ailesinin de içinde olmam gerektiğini düşündürdü. Türkiye’nin en büyük şehir takımına manevi destek ve değer katacağıma inandığım için yöneticiliğe başladım. Takımımızı 2. amatör lig süper amatör lige kadar taşıdık. 9 yıl boyunca Olgunlar Futbol Turnuvası’na kendi takımımla katıldım. Şampiyonluklar, birincilikler ve ikincilikler elde ettik. Bursaspor, 2003 -2004 sezonunda 2. lige düşmüştü ve 2005 yılında sayın Levent Kızılla yöneticiliğimiz başladı. O sene 2. ligden şampiyon olarak birinci lige çıkarak Bursaspor’un geleceğine alt yapıdan da Sercan, Volkan, Eren, Bekir ve Serdar Aziz gibi futbolcu kardeşlerimizi Bursaspor’a kazandırarak 2008-2009 sezonun devre arasında sayın Ertuğrul Sağlam hocamızla anlaşarak, iki dönem İbrahim Yazıcı ile birlikte güzel çalışmalar yaparak başarılara imza attık. Ardından özlemini çektiğimiz şampiyonluğu Bursaspor 2010 yılında kazanarak mutlu sona ulaştı. Biz inandığımız için başardık, başardığımız içinde desteklendik.

“Üniversite öğrencilerini benimseyebilirsek gönüllü bir Rizeli olabilirler.”

Mehmet Çavuşoğlu Başarı Dolu Öyküsünü AnlattıFotoğrafı büyük boyutta aç

Bursa’dan Rize’ye gelelim. Rize’ye gider misiniz?

Rize memleketimiz ve baba toprağımız. Rize’deki çay bahçelerimiz evimiz kurulu düzen duruyor. Rize merkezden evimiz 4 kilometre. Annem her yıl nisan ayında Rize’ye gider ve “Evin kapısı açık olmalı” der. Annemizden de memleketimizden de çok uzun süre ayrı kalamıyoruz. Bizde annemin arkasından atlayıp gidiyoruz. Böylece hasretimizi gidermiş oluyoruz.

Mezarlıkları, yaşlıları, hısım ve akrabaları ziyaret edip, çocukluğumuzun geçtiği memleketimize sıla hasretini dindirmiş oluyoruz.

Sizce, Rize’de turizmi geliştirmek için neler yapılabilir?

Rize turizm açısından çok fazla özellikleri olan bir bölgedir. Rizeliler çalışkanlıkları ve yaratıcılıklarıyla da ayrı bir yere sahipler. Turizm konusunda merkezde arazinin az oluşundan dolayı daha içerlerde merkezler oluşturulmalı ve dağ turizmine önem verilmeli diye düşünüyorum. Rize çok gelişmiş ve çok modern binalar yapılmış. Üniversitenin de bu gelişime katkısı büyük. O öğrencileri, gençleri kendi çocuğumuz gibi benimseyebilirsek gönüllü bir Rizeli olabilirler. Rize’mizi her platformda destekler ve iyi yanlarını hatırlarlar. Türkiye’deki tüm illerin ticaret odaları, Rize Ticaret Odası ayrıca valilikler, belediyeler ve tüm sivil toplum kuruluşları Rize’de turizm etkinlikleri düzenleyebilir. Tanıtıcı reklamlarla, broşürlerle Rizemiz’in doğal güzellikleri görsel ve yazılı medyada daha çok yer alabilir. Eninde sonunda Karadeniz bölgesini tüm Türkiye’nin görmek ve gezmek istediği bir bölge olarak görüyor ve duyuyor olacağımıza inanıyorum.

Sizce Rizespor’un daha başarılı olması için neler yapması gerekli?

Karadeniz bölgesindeki tüm takımların başarılı olduğu dönemlere bakarak analizleri ve eksikleri tespit etmek mümkündür. Takımlarım kendi alt yapılarından çıkan futbolcular hep başarılı olmuşlardır. Teknik direktörlerin başarılı olmak için tecrübeli oyuncuları transfer etme arzusunda olmaları doğrultusunda hareket edip uzun maraton olan 34 maç serüveninde hep başarısız olmuşlardır. Hedefleri o yıl şampiyon olmak olduğu için planlarını 1 yıllık yapmaları yanlışın başlangıcı olarak görüyorum. Hedeflerinde 2. ve 3. yılı planlamış olsalar hedefe hem daha az maliyetli bir kadro hem de daha başarılı bir takım olarak değerlerini ikiye katlarlar. Sonuç ortada kaç senedir alt yapıdan yetişen ve oynayan futbolcumuz var mıdır?

Son olarak ne söylemek istersiniz?

Sporla ilgili bir mesaj vermek istiyorum. Bayram yeri gibi olan maç günlerini, kimsenin üzülmeden, ağlamadan, karşı tarafa zarar vermeden, spor olduğunu unutmadan, eğlenceye çevirmemiz ve şehrin turizminde ortak bir değer olan futbol takımlarını ekonomiye ciddi katkı sağlayacağını da unutmayalım. Sivil toplum kuruluşları, ticaret odası, valilik, belediye tek bir vücut olup yönetimde birlikte çalışırsa Türkiye’deki bütün takımların tüm engelleri aşacağını umut ediyorum.

Bu içerik Rizeliler Dergisi'nin Sayı 13 · Kasım 2012 · s. 64 sayfasında yayımlanmıştır. Metin dergi baskısından aktarılmıştır; özgün sayfa düzeni için sayının PDF'ine bakabilirsiniz.