Rize’nin Anzer Yaylası’nda üretilen dünyaca ünlü Anzer balı, bu yıl rekolte düşük olunca yarım kiloluk ya da 250 gramlık kavanozlarda satıldı. Anzer Ballıköy Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Şükrü Çatır, yaptığı açıklamada, Anzer balının İkizdere’nin yayla merkezi Ballıköy’de (Anzer), 3000- 3500 rakım arasında, yüzden fazla arıcı tarafından yaklaşık 3 bin kovanda üretildiğini söyledi.
Anzer Yaylası’nda bu yıl bal üretiminin yapıldığı mayısağustos döneminde havaların kapalı, sisli, yağışlı ve soğuk geçmesi sonucu rekoltenin beklenin çok altında kaldığını ifade eden Çatır, tahlil için Hacettepe Üniversitesi Kimya Fakültesi’ne gönderilen 700 kilogram baldan 300 kilogramının tescil edildiğini belirtti. Anzer balının geçen yıl 620, bu yıl ise 640 liradan satışa sunulduğunu ifade eden Çatır, “Geçtiğimiz yıl bin 500 kilogram bal üretmiştik. Bunun bin 200 kilogramı tahliller sonucu tescillenmişti. Bu son yılların en yüksek rekoltesiydi. Bu yıl ise 700 kilogram baldan 300 kilogramı tescillendi. Yayladaki polen kültürünü tam olarak yansıtmayan 400 kilogram balı sahiplerine iade ettik,’’ dedi.
Tescillenen balın kavanozlara konularak mühürlendiğini dile getiren Çatır, “Bu maalesef son 10 yılın en düşük rekoltesi oldu. İki tona yakın bal talebi vardı ancak biz 300 kilogram bal üretebildik. Bir kilogram isteyene yarım kilogram, yarım kilogram isteyene 250 gram bal verebildik. Hastalara öncelik vermeye çalıştık. Balın tamamı satıldı. Bal az olduğundan taleplerin çoğunu karşılayamadık, çok üzgünüz,’’ diye konuştu.
Bu sezon balın yanı sıra 100 kilogram da polen üretildiğini kaydeden Çatır, “Polenin kilogramını 820 lira olarak belirlemiştik ancak az miktarda olduğu için onu da gramla satmak zorunda kaldık. Elimizde tahlilden gelen 30 kilogram polen var, 100 gramını 90, 200 gramını 175 ve 400 gramını 350 liradan satıyoruz. Gramla satmak zorundayız aksi taktirde herkese cevap vermemiz mümkün değil. Uzmanlar 100 gram polenin bir kilogram malı, doğanın korunması demektir’’
Küresel ürünler yerine yerel ürünlerin tüketilmesi gerektiğini belirten Özer, “Küresel yerine yerel, işlenmiş yerine taze ürün, hazır yemek yerine, yerel mutfakların bilgeliğini, lezzetini tercih edin. Tüketilen gıdanın kökenini, üretim zincirini denetleyin. Küresel gıda pazarında bir tüketicinin yapacağı en önemli iş, kendi bölgesinde üretilen gıdaları satın almasıdır,’’ ifadesini kullandı.
bala eşdeğer olduğunu belirtiyor. Tüketiciler polenin bu özelliğini bilmiyor. Müşterilerimiz az da olsa polen kullanmayı denesin. Balla birlikte karıştırarak tüketsin,’’ dedi. Şükrü Çatır, Anzer balı adı altında piyasada çeşitli balların satıldığını, internet sitelerinde ve farklı illerde, bakkallarda dahi Anzer balı adı altında bal satışı yapıldığını belirterek, şunları kaydetti:
“İnsanların duyguları ile oynanması bizi fazlasıyla rahatsız ediyor. Vatandaşlarımız aldanmasın. Bakkaldan, marketten patentli, mühürlü bal almak mümkün değil. Zaten bu yıl bal bitti. Anzer balı sadece kooperatifimiz aracılığıyla satılıyor. Piyasada bulunması mümkün değil. Bazen bizi arayıp ‘bir yerden Anzer balı aldım acaba gerçekten Anzer balı mı’ diye soruyorlar. Sahte bala karşı hukuki mücadelemiz sürüyor. Mahkemelik olduğumuz kişiler var. Ancak mücadelemizi bir yere kadar sürdürebiliyoruz.’’