Rize ve Rizelilerin buluşma platformu · 2011'den beri
Kültür Sanat Etkinlik

Rize’den Göç Gurbet mi? Hicret mi?

Göçün tarihi, insanlık tarihi kadar eskiye uzanır. Daha iyi şartlarda yaşamak, tahsil görmek, meşgul olunan bir takım meslekler, mevcut arazinin yetersizliği, savaş ve afet bölgesinden kaçmak gibi sebeplerle kişinin doğup büyüdüğü, çocukluğunun geçtiği, binbir türlü hatıra ve anıya sahip olduğu yerden ayrılıp başka bir yere gitmek şeklinde tarif edilebilir.

gurbetçiliğe temas edilecektir. Rize’den dışarıya yaşanan hicretler ve gurbetçilik; zamana ve şartlara göre farklılıklar göstermiştir. Bölge’nin sosyal tarihi üzerine incelemeler yapanların hemen dikkatini çekeceği gibi, Rize’den dışarıya yaşanan ilk göçler, denizcilik mesleği münasebetiyle meydana gelmiştir. Çünkü gerek Osmanlı Donanması’nda, gerek sivil deniz ticaretinde görev alan Rizeli kaptan, reis ve tayfalar, her dönem uluslararası denizlerde Türk sancağını dalgalandıran bahriyeli sınıfından olmuşlardır. Hatta Osmanlı Donanması’nın zirvesine kadar terfi ederek Kaptan-ı Deryalık yapan üç Rizeli vardır. Bunlar; 1648-1649’da bu görevde bulunan Rizeli Ahmed Paşa, 1829-1830’da görev yapan Pabuççu Ahmed Paşa ve 1845-1866 yıllarında farklı tarihlerde altı defa Kaptan-ı Deryalık yapan Mehmed Ali Paşa’dır.

Rize’den Göç Gurbet mi? Hicret mi?Fotoğrafı büyük boyutta aç

Eski dilde hicret denen, günümüzde ise göç olarak anılan hadise, genelde vatanı asliden ayrılıp temelli olarak başka bir yere yerleşmektir. Hane reisinin veya çalışmaya muktedir kişilerin, çalışmak ve para biriktirmek maksadıyla, belli bir müddet için sılaya gitmesi ise gurbet ve gurbetçilik olarak anılır. Bu kısa girişten sonra, Rize’den muhtelif yerlere gerçekleşen hicret ve

Klasik Osmanlı döneminde, Rize’den dışarıya yaşanan göçün diğer bir sebebi de eğitimdir. Nasıl ki; günümüzde daha iyi bir eğitim maksadıyla büyük şehirlere gitme ihtiyacı hissediliyorsa, o dönemde de köy ve kasabadaki sıbyan ve medrese tahsilinden sonra Erzurum, Konya ve bilhassa İstanbul medreselerine gidilerek yüksek eğitimi tamamlamak yaygın bir uygulamaydı.

Rize’den Göç Gurbet mi? Hicret mi?Fotoğrafı büyük boyutta aç

Rize tarihini ve kültürü hakkında kitaplar yazan araştırmacı yazar İshak Güven Güvelioğlu tarafından hazırlanan “Rize’den Göç Gurbet mi? Hicret mi?” başlıklı yazıyı iki bölümde sizlerle paylaşacağız. Yazının bu ilk bölümünde; Rize’deki göçün nedenlerinden bahsederken bahsedilirken, önümüzdeki sayı da 93 Harbi sonrasında yaşanan göçten bahsedilecek.

Nitekim İstanbul’daki Fatih, Beyazıt ve Süleymaniye Medreseleri’ni tamamlayan çok sayıda Rizeli, müderris, kadı, naib ve hatta kazaskerlik görevi üstlenmiş ve Libya’nın güneyinde, çölde bulunan Fizan’dan Rumeli’ye kadar imparatorluğun en ücra köşelerine kadar din, millet ve vatan hizmetlerinde bulunmuşlardır.

İktisadi sebepler ise Rize’den yaşanan göçün en önemli sebeplerinden biridir. Çünkü bilindiği gibi bölgenin tarım arazisi kıttır. Üretilen mahsul de sınırlıdır. Bu durum, geçim darlığına düşen insanları maişet temini için gurbete çıkmaya mecbur kılmıştır. Gurbete çıkılan yeri ise dönemin şartları tayin ede gelmiştir. İncelenen Osmanlı belgeleri ve nüfus defterlerinden anlaşıldığına göre 1830’lardan itibaren Rize bölgesinden dışarıya gidilen yerlerin başında Bafra, İstanbul, Bursa, Erzurum, Kırım ve Rumeli’de Tuna bölgesi gelmektedir. Gidenlerin yaş durumu dikkate alındığında bunların çalışmak maksadıyla memleketlerinden ayrıldıkları anlaşılmaktadır. Nitekim yaşlıların hafızalarında kalan bilgi kırıntıları değerlendirilince özellikle Bafra tarafında tarım arazilerinde rençberlik ve bahçıvanlık yapmak üzere yoğun bir şekilde gurbete gidildiği anlaşılmaktadır. Ayrıca Rumeli tarafına gurbete çıkan birçok Rizeli’nin de burada ormanda çalıştığı ve hızarcılık yaptığı sözlü rivayetlerle nakledilmektedir.

Birinci Dünya Savaşı’nın başladığı 1914 yılına kadar Rizelilerin gurbete çıktığı yerlerin başında Rusya gelmekteydi. Rusya’nın Kırım ve Kafkasya’nın Batum, Kutayis ve Poti gibi şehirleri başta olmak üzere birçok yerinde Rizeliler fırıncılık, pastacılık, lokantacılık gibi işlerin yanı sıra kiraladıkları tarlalarda sebze üretip piyasaya vererek ticaret yapıyorlardı. Onlarca yıl devam eden Rusya gurbeti ile zamanın şartlarına göre büyük paralar kazanmışlar ve bu para ile özellikle Hemşin vadilerini ihtişamlı konaklar ile süslemişlerdi. Osmanlı Devleti’nin Birinci Dünya Savaşı’na girmesi ve 1914 yılında seferberlik ilan edilmesi üzerine Rusya’daki Osmanlı vatandaşlarının tutuklanmaya başlanması ve işyerlerine saldırıların meydana gelmesi Rizelilerin buradaki bütün mülklerini terk edip memlekete dönmesiyle sonuçlandı. Bunun üzerine Rusya’da kalan Osmanlı mallarının tazmin edilmesi maksadıyla Hariciye Nezareti (Dışişleri Bakanlığı)’nde bir Tazminat Komisyonu kurulmuş ve orada kalan Batum’da mısır ve sebze yetiştiren Rize’nin Aron Mağloz köyünden Safoğlu İbrahim’in zararının tazmin edilmesi talebiyle verdiği dilekçe. BOA. malların tazmini HR.SYS.2394/50. için çalışmalar sebep olmuştur. yapılmıştı. Bu komisyonun çalışması olumlu bir netice vermemiştir ama Yurt içindeki gurbetin en önemli ayağı komisyona müracaat eden çok elbetteki İstanbul’dur. Yaz başında sayıda Rizeli’nin verdikleri dilekçeler Seyr-i Sefain idaresinin vapurlarıyla ile Rusya’da bıraktıkları malların günlerce süren zorlu bir deniz dökümlerini öğrenmemiz mümkün yolculuğundan sonra İstanbul’a olmuştur. Yazılan dilekçe ve hazırlanan ulaşan Rizeliler, daha ziyade bahçıvan cetveller, köy ihtiyat heyetine olarak tarlalarda, usta ve amele olarak tasdik ettirildikten sonra Lazistan inşaatlarda, balıkçı olarak takalarda, işçi Mutasarrıflığı vasıtasıyla Tazminat olarak taş ocaklarında vs. çalışıp kışlık Komisyonu gönderiliyordu. Halen nafaka biriktirme yolunu seçerlerdi. Osmanlı arşivi’nde Hariciye Nezareti Tam anlamıyla gurbet olan bu hayat, kış Siyasi İşler Bölümü’nde muhafaza aylarının yaklaşmasıyla, genelde hasta, edilen bu dilekçeler büyük bir yekün zayıf ve çelimsiz düşen bir vücutla ve oluşturmaktadır. eğer biriktirilebilmişse birkaç kuruşluk 1914’de yaşanan nafaka ile memlekete dönülmesiyle sona büyük maddi ererdi. kayıplara rağmen Rizeliler için Kaynaklar: Rusya’nın gurbet BOA.DH.TMİK.S.41/49; kapısı olma BOA.A.MKT.MHM.521/38; özelliği Bolşevik BOA.HR.SYS.2394/50; ihtilalinin BOA.NFS.d.1143; gerçekleştiği Murat Ümit Hiçyılmaz, Pazar Nüfus 1917 yılına kadar Kütüğü (1842 Pazar Sülaleleri), İstanbul devam etmiştir. 2011; Bu yıl meydana Murat Ümit Hiçyılmaz, Ardeşen Nüfus gelen ihtilal, Kütüğü (1842 Ardeşen Sülaleleri), Rize şartların tümüyle 2011; değişmesine ve Uğur Biryol, Gurbet Pastası: Hemşinliler, sınır kapılarının Göç ve Pastacılık, İstanbul 2007. kapanmasına

Diğer fotoğraflar

Kaptan-ı Derya Mehmed Ali Paşa

Bu içerik Rizeliler Dergisi'nin Sayı 14 · Aralık 2012 · s. 56 sayfasında yayımlanmıştır. Metin dergi baskısından aktarılmıştır; özgün sayfa düzeni için sayının PDF'ine bakabilirsiniz.