Rakmn zirveye çktğ Kavrun Yaylas’nda dere yamacnda ciğerlerimizi mis kokan dağ havasyla doldurup bir yandan da ötedeki ahşap yapdan damağnz çatlatan taze çay yudumluyorsanz ve çevreniz türlü türlü kelebekler tarafndan sarlp güneş arada bir yüzünü size gösteriyorsa bence bir tebessüm fazla olmasa gerek.
İnsan bu doğal güzelliği ile büyüleyen ortam aklnza hemen o soruyu getiriyor: “Acaba Kaçkarlar daha iyi bir açyla alabilir miyim?” Hele hele bir buzağ da size modellik yapmşsa.
Ne güzeldir dolmas, yerel halkn tabiriyle vurmas… Hele de yannda msr ekmeği varsa doyulmaz tadna… Lezzetinin yan sra zengin D vitamini oranyla sağlk deposu karalahana, Doğu Karadeniz’in bize sunduğu bir armağan.
Yanlarna gidip selam verdiğimde Hemşinli üç genç bayan sohbet ediyorlard. “O anlatr, o anlatmay çok sever.” deyip Fatma Teyze’yi işaret ettiklerinde de teyzem bana merakl gözlerle bakyordu. Anlattklar, yörenin diğer yaşllarnn anlattklarndan çok da farkl saylmazd. Onlardan bahsetmeyeceğim. Bende yer eden: “Yaş 75 ama ayaklar yorulmamş kzm.” dedikten sonra benim “Ya yürek?” şeklindeki soruma eliyle ve mimikleriyle öyle bir “Ohooo” çekti ki, aslnda görülmeye değerdi.
Doğu Karadeniz’de arazide erkeklerin çalşmas pek alşlagelmiş bir durum değil. Ancak Ahmet ile Salim’in farkl gerekçeleri var. Onlar, Rize’nin Veliköy Köyü’nde uçsuz bucaksz topraklar olan bir köylünün arazisinde yerel tabirle “Yarclk” olarak adlandrlan uğraşla topraklarn türlü türlü bakmlarn yapp hasadn yarsna ortak olarak geçimlerini sağlamaktalar. Bu karede ise Ahmet ve Salim gün boyunca topladklar çay, fabrikalara satma maksadyla çay bezlerine doldurup bağlyorlar.




