meme kanseri ve genital bölgelerde rastlanan kanser türlerine ve erkeklerde görülen prostat kanserlerine değinerek herkesin mutlaka yılda en az iki kere kanser taramasından geçmesi gerektiğinin öneminin altını çizdiler. Kanser tedavilerinin çok pahalı olduğunu belirten doktorlar ülke ekonomisini de ciddi anlamda etkileyen kanserin azalması için vatandaşın bilinçli beslenmesi ve kaliteli yaşaması gerektiğini vurgulayarak, sigara ve obezitenin kanser virüsünün dostu olduğunu anlatmaya çalıştılar.
Türk-Alman Jinekoloji Eğitim, Araştırma ve Hizmet Vakfı (TAJEV), sosyal sorumluluk çalışmaları kapsamında ‘Sadece Benim İçin’ sloganıyla 2008 yılında Bingöl’de başlatılan proje uygulaması Şanlıurfa ve Birecik’ten sonra dördüncü ayağını Rize’de gerçekleştirdi. Anne ve anne adaylarını bilgilendirilip, bilinçlendirilmesi kapsamında yürütülen projede; aile planlaması, üreme sağlığı, gebelik takibi ve tetkiklerinin düzenli olarak
Erken teşhis ömür uzatır!
yapılması konusunda brifingler veren Konferansta konuşma yapan Sağlık ve bu doğrultuda çalışmalarını yürüten Bakanlığı Kanser Daire Başkanı Doç. Dr. TAJEV, kanser taramaları da yaparak Murat Gültekin, hem erken teşhisi sokak sokak, ev sağlıyor hem de ülkeev yaptıklarını mizdeki kanser kanser taramaları istatistiğini belirliyor.
Bingöl’de başlatılan
proje uygulaması
sonucunda yılda TAJEV Başkanı Prof.
Şanlıurfa ve
150 bin kişiye Dr. Cihat Ünlü ve kanser teşhisi beraberindeki TAJEV koyduklarını üyesi 15 Doktor, söyledi. Birçok Rize’de bir dizi ameliülkeye rağmen yatlar gerçekleştirdiği kanser hastalığında gibi mobil sağlık araortalamanın altında, kanser tedavisi cında meme taraması yaparak kadınlar için harcanan parada Avrupa ülke kontrolden geçirildi. sıralamasında 6.sırada olduğumuzu da söyleyen Doç. Dr. Murat Gültekin,
Birecik’ten sonra
dördüncü ayağını
Rize’de gerçekleştirdi.
Sigara öldürmez süründürür!
ileride ekonomide dünya devleri İki gün süren projede özellikle kansere arasında yer almamız ve sağlıklı bir değinen doktorlar, kadınlarda en çok
TEMA Vakfı tarafından Su Kanunu Tasarı Taslağı hazırladıklarını ifade eden Özer, şöyle devam etti:
“Suya erişim hakkı temel haktır, ayrıcalık veya öncelik tanınamaz. Su, yaşamsal bir haktır, ticari bir mal olarak görülemez. Sularımız üstün eko-sistem yararı gözetilerek tek bir yasa ile ama katılımcı bir yaklaşımla yönetilmelidir. Su, toprak gibi yaşamın kaynağı ve temelidir. Bu nedenle suyumuz korunmalı, verimli, ekonomik kullanımı sağlanmalı ve geliştirilmelidir. Yönetilmesi zor bir varlık olan suya hayat, hak, varlık üçgeninde odaklanılmalıdır.’’
Türkiye’nin Su Yasası’na her zamankinden çok ihtiyacı olduğuna inandıklarını vurgulayan ÖZER, şunları kaydetti:
“Bu konuda ilgili Bakanlık ve kuruluşlarca sürdürülen çalışmalar kapsamında 2012 yılı içerisinde Su Yasası’nın çıkarılmasının hedeflendiğini biliyoruz. Gücünü gönüllülerinden alan bir sivil toplum örgütü olarak, nasıl bir Su Yasası’na ihtiyacımız olduğuna dair hazırladığımız TEMA Vakfı Su Kanunu Tasarı Taslağı’nın dikkate alınmasını talep ediyoruz. Eğer gerekli tedbirleri almazsak yakın bir gelecekte suyumuz bizim için varlık değil darlık olacaktır.’’